Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
MUSTAFA ALİ ÖZTÜRK

BİLGİ, ENGİN VE SONSUZ BİR OKYANUS GİBİDİR

Bilgi, engin ve sonsuz bir okyanus gibidir. Ne kadar derine inerseniz, okyanusun dibinin o kadar derinleştiğini fark edersiniz. Bilgi açısından eğitim, insanın bu okyanusa açılma cesaretidir. Okyanusun kıyısında duran insan, suyun yüzeyindeki parıltıyı görür ama derinliklerde saklı olan hakikati asla göremez. Gerçek öğrenme, bilginin yüzeyinde değil, derinlerinde başlar. Hazır bilginin kıyılarında dolaşan insanlar bu gerçeği asla göremez. Gerçek bilgiyi elde etmek için bilginin merkezine yolculuk yapmak gerekir. Bu da kişisel çaba ister. Bilgiye ulaşmak için çaba sarfetmeyen insan saf ve derin bilgiden kendisini uzak tutar.

Eğitim, bireye yalnızca bilgi aktarma süreci değildir; insanı kendine ve dünyaya tanıtma sanatıdır. Yalnızca ezberlemeye ve hazır verilen bilgiye dayalı bir eğitim anlayışı, okyanusun kıyısında yürümeye benzer. Bu anlayış, suyun sesini duysa da onun serinliğini hissedemez. Oysa eğitimin amacı, bireyin düşünme, sorgulama ve anlamlandırma yetilerini geliştirmektir. Öğrenciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp, aktif bir arayıcı hâline getirmek gerekir. Öğrenci yani öğrenen insan hangi yaş grubunda olursa olsun bilginin peşinden koşmalıdır. Bu koşuda araştırma, gözlemleme okuma ve uygulama mutlaka beraber ilerlemelidir. Araştırmayan, bilgilenmek için anlayarak okumayan insan gerçek bilgiden kendisini mahrum etmektedir. Öğrendiklerini uygulamayan insan da o bilgileri sadece yük olarak taşır, hiçbir işe yaramaz.

Gerçekte her bireyin içinde öğrenmeye yönelik doğal bir merak vardır. Bu merak, eğitimin en güçlü dalgasıdır. Fakat bu dalga, uygun bir rehberlik olmadan sönüp gidebilir. Öğretmen, öğrenciyi bilginin kıyısında bırakmayan; onu cesaretle derinliklere davet eden kişidir. Çünkü bilginin gerçek anlamı, paylaşıldıkça büyür, sorgulandıkça derinleşir. Öğretmenler çocuklara bilgiler verirken daha fazlasına ulaşabilme konusunda yardımcı olmalı, onların önünü açmalıdır. Öğrenme sadece okulda öğretmenin verdiği bilgilerle sınırlandırılmamalı asla kısıtlanmamalıdır. Öğrenci aldığı hazır bilgileri yaptığı kişisel araştırmalarla geliştirebilmeli, bu yolda kendini geliştirebilmelidir.

Eğitimin felsefesi, insanın sadece bilgiyle donatılmasını değil, bilgelikle yoğrulmasını da hedefler. Bu da ancak özgür düşünce ortamında mümkündür. Öğrenci, yanlış yapma korkusu olmadan düşünebildiğinde; öğretmen, kalıplardan sıyrılıp rehberlik edebildiğinde eğitim anlam kazanır. Genel anlamda öğretmen de öğrenci de öğrenendir. Bilgiler sınırlandırıldığında bir yerde sabitlendiğinde kalıplara mahkûm bir eğitim ortamı ortaya çıkar. Bu ortamdan uzak durulmalı daime en geniş bilgi ağına bilinçli bir yürüyüş tasarlanmalıdır. Öğretmen gerçekte öğretmekten çok yol açıcı ve rehber rolünü üstlenirken yolda yürüyen öğrenci ise kendi pusulasını kendi ayarlamalı hedefine ilerlerken aldığı rehberlik hizmetini en iyi şekilde değerlendirebilmelidir.

Sonuçta eğitim, bir varış noktası değil, ömür boyu süren bir yolculuktur. Bu yolculukta insan, her yeni bilgiyle biraz daha derinleşir, biraz daha insanlaşır. Çünkü bilginin okyanusu sonsuzdur; her dalış, yeni bir keşif, her keşif yeni bir anlamdır. Yolculuk hayat devam ettikçe devam eder. Öğrenciler bunun farkına varmalı eğitim yolculuğunun nihai bir sonuç içermediği bilinciyle hareket edip daima yeni bilgi kaynaklarına ulaşıp kendini geliştirmelidir. Unutulmamalı ki yeni bilgilerin anahtarı öğrenilmiş bilgilerdir. Öğrenmek gerçek bilgiye ulaşmak sonsuz basamaklı bir merdivenden çıkmak gibidir. Bu merdivende tırmanmaya başladıkça insan dinlenir. Eğitim tek kaynaktan yararlanmak değildir. Birçok kaynaktan en verimli şekilde yararlanabilmektir.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER