Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ONUR AYAN

ERİKLİ ŞELALELERİ: YALOVA’NIN DOĞAL SERİNLİĞİ VE MACERA DOLU CENNETİ

Yalova deyince akla ilk termal sular, deniz kıyıları ya da yemyeşil yaylalar gelir belki ama… Size öyle bir yerden bahsedeceğim ki; doğa yürüyüşünü seveni de, kamp tutkunu da, “ben sadece biraz serin suya ayak sokayım yeter” diyeni de mest edecek: Erikli Şelaleleri ve Kamp Alanı. Hazırsanız doğanın kucağında saklanmış, şırıltıların eşlik ettiği bir maceraya çıkıyoruz. Hem de sırt çantanızı, fotoğraf makinenizi ve doğa merakınızı almayı unutmayın, çünkü Erikli sizi hem ıslatacak hem de büyüleyecek!

Önce rotayı çizelim. Erikli Şelaleleri, Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Teşvikiye köyü sınırlarında, Delmece Yaylası’na çıkan yolun üstünde yer alır. İstanbul’dan yola çıkanlar için deniz otobüsü ile Yalova’ya ulaşıp buradan yaklaşık 30-40 dakikalık bir araç yolculuğu ile köye, ardından da kısa bir orman yoluyla kamp alanına ulaşmak mümkündür. Yolun son kısmı, özellikle kamp alanına vardığınızda sizi arabadan çok doğanın kollarına teslim eder. Burası öyle bir yer ki; arabayı kenara bırakır, nefesini açar, doğaya karışırsın. İşte asıl yolculuk o zaman başlar…

Erikli’ye Vardığınızda Zaman Durur

Erikli Kamp Alanı’na ilk adımı attığınızda, karşılayacak olan şey kuşların senfonisi ve çam kokusuyla karışık toprak kokusudur. Doğanın ritmi buradadır. Ama en önemlisi: o uzaktan gelen su sesi… Evet, o çağlayan, serin, tertemiz ve davetkâr şelaleler! Erikli Şelaleleri, aslında birkaç küçük şelale grubunun birleşiminden oluşur. Bazıları sakin sakin akarken, bazıları coşkuyla çağlar. İlk şelaleye ulaşmak oldukça kolaydır. Kamp alanının hemen üst tarafında yer alır ve neredeyse ayakkabınızı bile ıslatmadan yanına gidebilirsiniz. Ancak… işin eğlencesi bundan sonra başlar. Daha yukarıdaki ana şelaleye ulaşmak için biraz cesaret, biraz kondisyon ve çokça merak gerekir. Patikadan yürürken zaman zaman kaygan taşlar, ağaç kökleri ve dar geçitlerle karşılaşırsınız. Ama panik yok! Her adımda, gölgelik ağaçlar size siper olur, kuşlar moral verir, minik kelebekler ise yolu gösterir gibi uçar. Yol üzerinde suyla oynaşan küçük dereler, doğanın minik sürprizleri gibidir. Ayağınızı suya sokup bir nefeslenirseniz, şelaleye ulaştığınızda ödülünüzün büyüklüğünü daha iyi anlayacaksınız. Ve sonunda… o sesin geldiği yere varırsınız. İşte karşınızda Erikli’nin büyük şelalesi! Yaklaşık 15-20 metre yüksekliğinden düşen buz gibi sular, kaya duvarlarından süzülerek altındaki doğal havuzda toplanır. O havuz… Evet, işte tam da orası: yazın sıcağında “keşke şu an serinleyecek bir yer olsa” diyen herkesin hayal ettiği yer. Cesaret edenler bu doğal havuza girip doğanın kollarına kendini bırakır. Ama dikkat! Su serin değil; buz gibi! İlk anda ciğeriniz donar, sonra gülmeye başlarsınız. Çünkü burada vücudunuz değil, ruhunuz yıkanır.

Kamp Severlere Cennetten Bir Dilim

Erikli sadece şelale değil, aynı zamanda harika bir kamp alanıdır. Ağaçlar altında çadır kurmak, sabah şelale sesiyle uyanmak, geceleri yıldızları izleyerek uyumak isteyenler için doğanın sunduğu özel bir sahnedir burası. Alan oldukça geniştir ve farklı noktalarda çadır kurmak mümkündür. Ancak unutmayın, hafta sonları yoğunluk artar; erken gitmek her zaman avantajdır. Gündüzleri yürüyüş, fotoğraf çekimi ve piknik yapabilir; akşamları kamp ateşi başında dostlarınızla sohbet edebilir, doğanın sesini dinleyerek iç huzurunuzu tazeleyebilirsiniz.

Böyle doğal güzelliklerde keyfin yanında sorumluluk da gelir. Erikli doğaldır, dokunulmamış gibidir, işte bu yüzden temiz tutmak bizim görevimizdir. Kamp yapanların ve gezginlerin arkasında çöp bırakmaması, ses kirliliği yapmaması, ateşi kontrollü kullanması önemlidir. Telefon çekmeyebilir; bu kötü değil, aksine huzur için fırsattır. Ayrıca şelale yolunda kayganlık ve ani yükseklikler olduğundan, uygun ayakkabı ve dikkatli adımlar şarttır. Yalınayak veya terlikle yürümek pek tavsiye edilmez.

Erikli, Bir Kez Görenin Unutamayacağı Yerdir

Erikli Şelaleleri, yalnızca bir gezi noktası değildir; kendinle baş başa kalabildiğin, doğaya dokunabildiğin, şehirden kaçtığın bir sığınaktır. Kamp kuranlar için bir huzur adası, günübirlik gelenler içinse zamanın durduğu bir serinlik köşesidir. Ve en güzeli de şu: Erikli’ye her gelişinde gölgen değişir. Aynı patikadan geçsen de farklı bir kuş ötüşü duyarsın, başka bir çiçek fark edersin, bambaşka bir sessizlik bulursun. İşte bu yüzden, Erikli bir kez değil, her mevsim tekrar tekrar gidilmesi gereken bir yerdir.

Erikli’nin Sakladığı Sürpriz: Alt Taraftaki Sessiz Şelale

Erikli’nin o meşhur büyük şelalesine ulaşıp büyüsüne kapıldıktan sonra çoğu ziyaretçi geri dönmeyi tercih eder. Oysa doğa, sadece yukarıyı değil, aşağıyı da ödüllendirmiştir. Kamp alanının hemen alt kısmına doğru yürümeye başladığınızda, kalabalığın azaldığı, ayak seslerinin hafiflediği bir yola girersiniz. İşte tam burada, pek bilinmeyen ama en az yukarısı kadar etkileyici olan ikinci bir şelale sizi beklemektedir. Bu alt şelale, büyük kardeşi kadar yüksek ve gürültülü değildir; ama onun kadar gizemlidir, naiftir ve huzur doludur. Sanki orman bu şelaleyi biraz kıskanmış, biraz da saklamak istemiştir. Ağaçların arasında gizlenmiş, daha dar ve eğimli bir akıntıyla süzülen bu şelale, altındaki küçük gölcüğüyle adeta “buraya sadece gerçekten merak edenler gelsin” diyen bir doğa köşesidir. Burada suya dokunduğunuzda daha ılık bir serinlik, çevrede yürürken daha yoğun bir yosun kokusu ve rüzgârla dans eden daha fazla yaprak sesi hissedersiniz. Suya düşen yapraklar, çevresindeki taşların üzerine örümcek gibi ince iplerle tutunmuş yosunlar… Her şey tam bir doğa tablosu gibi. Ayrıca bu bölge genellikle daha sakindir. Kalabalıktan uzaklaşmak, biraz yalnız kalmak ya da birkaç güzel kare yakalamak isteyen doğa tutkunları için alt şelale gizli bir vaha gibidir. Kamp alanına çok yakın olması sayesinde buraya sabahın erken saatlerinde ya da akşam üstü uğrayarak, şelaleyi yalnız başınıza izleme şansını da yakalayabilirsiniz. Bu şelalenin sesi daha alçaktır, ama etkisi daha derin olabilir. Belki de bu yüzden kimileri onu “gölge şelale” diye anıyor. O, büyük şelalenin gürültüsünden sıyrılıp dinlenmeye çekilmiş bir bilge gibi, kendini göstermez ama sevenini sabırla bekler.

Sonuç olarak, Erikli Şelaleleri yalnızca bir noktadan ibaret değil; yukarıdan aşağıya kadar uzanan bir doğa öyküsüdür. Eğer gözünüzü ve kalbinizi açık tutarsanız, bu öykünün her satırını yaşayabilir, her cümlesinde biraz daha kendinizi bulabilirsiniz. Doğa, Erikli’de iki şelale arasına bir kamp alanı değil; bir hayat dersi yerleştirmiştir: Bazen gürültüde güzelliği, bazen de sessizlikte derinliği bulursunuz. Ve bu iki hâl, bir arada var oldukça, Erikli her zaman sizi yeniden çağıracaktır. Hazırsanız, sırt çantanızı hazırlayın. Erikli, şelaleleriyle sizi çağırıyor. Ve bu çağrıya kulak tıkamak… Doğaya yapılacak en büyük haksızlık olur.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER