Trabzon’un Tonya ilçesinden yukarı doğru kıvrılan yol, insanı yavaş yavaş başka bir ritme alıştırır. Şehir geride kalır, vadiler derinleşir, gökyüzü biraz daha genişler. Yaklaşık 1.350 metre rakımda uzanan Kadıralak Yaylası, ilk bakışta sade bir Karadeniz çayırı gibi görünür. Ama bahar geldiğinde, o sade görüntü birdenbire maviye keser.
Nisan sonu ile Mayıs başı arasında yayla çayırları halk arasında “mavi yıldız” diye bilinen çiçeklerle kaplanır. Kısa ömürlü bu çiçeklenme dönemi, bölgenin en dikkat çekici doğal olaylarından biridir. Çiçekler koruma altındadır ve hassas bir ekosistemin parçasıdır. Bu yüzden ziyaret eden herkesin adımlarını dikkatle atması gerekir. O günlerde Kadıralak yalnızca bir yayla değil, morla mavinin birbirine karıştığı açık hava sergisine dönüşür. Sis çöktüğünde renkler daha da derinleşir; çayırların üzerinde adeta yumuşak bir ışık dolaşır.
Tonya merkezden yaylaya ulaşım yaklaşık 9 kilometredir. Yolun büyük bölümü asfalt olup son kesimlerde zemin şartları mevsime göre değişebilir. Bahar aylarında doğa daha canlı, yazın ise daha serindir. Çevrede ladin ve çam ağaçları yaylanın sınırlarını çizer. Kuş sesleri, uzaktan gelen çan tınıları ve rüzgârın çayırlara sürtünürken çıkardığı ses, burada zaman algısını yavaşlatır.
Yaylada belirgin bir turistik tesisleşme yoktur. Elektrik, tuvalet ve sabit altyapı bulunmaz. Kamp yapmak isteyenler için çayırlık alanlar uygundur ancak kontrollü ateş yakmak, çöp bırakmamak ve özellikle çiçekli alanlara basmamak temel sorumluluktur. Sabah sisine uyanmak, gece gökyüzünü izlemek isteyenler için sade ama güçlü bir deneyim sunar.
Kamp tercih etmeyenler Tonya merkezde konaklayabilir. İlçe, yöresel mutfağıyla bilinir. Özellikle kuymak ve tereyağlı lezzetler yayla gezisinin ardından iyi bir mola olur. Bahar döneminde bölgeye gelen ziyaretçi sayısı artar; hafta sonları yerel üreticilerin ürünlerine rastlamak mümkündür.
Kadıralak Yaylası yalnızca fotoğraf çekilecek bir manzara değildir. Doğayla mesafeyi korumayı öğreten bir alandır. En doğru ziyaret zamanı Nisan sonu ve Mayıs başıdır. İşaretli patikalardan ayrılmamak, çiçekli alanlara girmemek ve doğayı olduğu gibi bırakmak gerekir. Buradan ayrılırken geride ayak izi değil, hafızaya kazınmış bir renk kalmalıdır.
Kadıralak’ta rüzgâr sert esmez; insanın içini yavaşça temizler. Gürültü yapmaz; susmayı öğretir. Oraya giden, yalnızca bir yayla görmez. Doğanın sabrını ve inceliğini fark eder.



YORUMLAR