Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ESRA T.

ZAMAN, MEKAN VE GERÇEKLİK:NEWS FROM HOME (MEMLEKETTEN HABERLER)

Bir önceki yazıda gerçekliğin parodisini, This Is Spinal Tap üzerinden konuşmuştuk. Bu sahte belgesel aracılığıyla kurgunun bazen gerçek gibi görülebildiğini söyledik.

Peki, gerçeğin kendisine ne kadar bakabiliriz?

Sinemada zaman genellikle hızlandırılır (kesme, flashback ve zaman atlamalarıyla); biz ise bu zamanı kurgu aracılığıyla yakalar, büküp uzatır veya atlarız.

Bir şehri, hiçbir şey olmadan, yalnızca olduğu gibi izlemeye hazır mısınız?

Elinizde bir kamera ile şehirde dolaşsanız, boş sokaklarda gezinti yapıp kayıt alsanız, vapura geçseniz; tüm bunlar olurken aralarda annenizden ya da babanızdan gelen bir mektubu seslendirseniz, mektuplarda sizi özlediklerini okusanız, evden haberler alsanız; bu bir sinema filmi olur muydu?

André Bazin’in gerçekçilik anlayışından ilham alarak, Chantal Akerman ’ın sinemasından bahsedeceğim. Akerman’ın sinemasını günümüz bağlamında yeni gerçekçi bir yaklaşım olarak tartışabiliriz; hatta bazı yönleriyle hiper gerçekçi olarak da yorumlanabilir.Akerman, 1971-1972 yıllarında New York’ta yaşamış, deneysel sinemayla haşır neşir olmuş ve bu süreçte süreyi ve mekanı, gündelik hayatın doğal akışıyla olabildiğince uyumlu bir biçimde kullanmaya odaklanmıştır.

Bazen bir mutfağı, bazen bir apartman koridorunu ya da şehrin bir köşesini dikkatle seçer. Bu mekanlarda zamanın, rutinlerin ve gündelik hareketlerin kendiliğinden akışını izleyiciye doğrudan deneyimletir; klasik dramatik yapının aksine olay örgüsü yerine hayatın küçük ritimlerine, sessizliklerine ve bekleyişlerine odaklanır.

Evet, filmlerinde olay örgüsünden söz edilemez. Durum ya da eylem–aksiyon–aksiyon–durum şeklindeki klasik anlatının aksine, diyaloglar ve imgeler üzerinden ilerler. Bir şehirde, kendisiyle aynı metroda yolculuk ediyormuşsunuz hissi ya da geçmiş bir zamana tanıklık ediyormuşsunuz duygusu yaratır. Hareketsiz, sabit bir kamera; uzun çekimler, belgesel ile belgesel-kurgu arası bir biçem; film müziğinin yokluğu, caddelerin doğal akışı ve diyalog azlığı…Zamana tanık olmak..

News From Home’da önce şehrin bir bölgesinde karada bir gezinti yaparız, filmin sonunda ise deniz yoluyla uzaklaşırız. New York sokakları, arabalar, yalnız insanların bir yerden bir yere gitme hali… Geçitler, koridorlar,metrolar,sokaklar…

Film, Akerman’ın 1971-1972 yılları arasında şehirde yaşadığı dönemde annesinin kendisine gönderdiği mektupları okuduğu; New York’taki mekanların uzun çekimlerinden ve Akerman’ın seslendirmesinden oluşur.

Akerman’ın News From Home’u, sinemanın bir illüzyon değil, bir “bekleyiş” olduğunu gösterir. 1970’lerin New York sokaklarında sabit duran bir kamera ve  mektuplar… Gerçeklik bazen yalnızca evden haberler almaktır.

Akerman’ın sinemaya yaklaşımının özgün gücü; mekanı ve zamanı şekillendirme, temel unsurları kontrol etme ve izleyicinin karakterin hikayesini fiziksel olarak deneyimlemesini sağlama biçiminde yatar.

Sanat filmlerinde sıkça yönelttiğimiz eleştiri şudur: Sessizliği dinlemek ister miyiz? Bu filmde siz de metroda bir sonraki durağa kadar gideceksiniz. Yoğun bir deneyim.

Zaten, Chantal Akerman filmografisinde aile tarihi, kimlik ve algı meselelerine yaklaşımı; sabit kamera kullanımı ve uzun planlarıyla birleşir.

Gerçek bazen hissettirdiği gibidir. Tekrar etmekte fayda var: Gerçeğe ne kadar bakabiliriz?

Yazar

  • Ekran goruntusu 2026 01 28

    Esra T. 1989 yılında İstanbul’da doğdu. Kamu Yönetimi ve Tarih alanlarındaki lisans eğitiminin ardından Yönetim ve Organizasyon üzerine yüksek lisans yaptı. Yazmaya olan tutkusu, ortaokul yıllarında öğretmenlerinin teşvikiyle filizlendi; lise yıllarında ise münazara ve edebiyat etkinlikleriyle bu ilgiyi bir disipline dönüştürdü.

    ​Sinema okumaları ve senaryo yazarlığı eğitimleriyle görsel anlatı tekniklerini derinleştirdi. Uzun yıllar özel sektörde yönetim ve pazarlama alanlarında görev aldı. İş dünyasında edindiği gözlemleri, insan psikolojisi ve karakter derinliğine olan merakıyla birleştirerek sinematografik bir yazın dili oluşturdu.

    ​Sinema, kültür, doğa ve tarih temalarını çalışmalarının merkezine alan yazar, şu sıralar ilk kitabı üzerindeki çalışmalarını sürdürmektedir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER