Attila İlhan büyüğümüz bu topraklarda yaşayıp da buraya ait olmayan, ayrıca bu topraklara ait olan her şeyi vurmaya yemin etmiş isimler için komprador burjuvazi ve komprador aydın kavramlarını kullanmıştır.
Nedir bu komprador aydın bir bakalım. Misyoner eğitimi alıp yabancıya hizmet eden kimseye komprador aydın denir. Komprador aydının özellikleri dikkat çekicidir. Yerli halkın içindendir, emperyale hizmet etmek için seçilir. Yaşayışı, düşüncesi emperyale çok benzer. İçinde bulunduğu halkı aldatmakla ve onlara karşı yanıltıcı bilgi vermekle görevlidir. Böylece halk ile aydın arası açılır. Halk emperyale karşı mücadele ederken kendini yalnız hisseder ya da aldatıldığı bilgilerin ardından gider. Komprador aydın düşünce mücadelesini verirken ilericilik kılıfına sarılır. Ayrıca sömürgeye karşı çıkıyor gibi davranıp silik ifadelerle sömürge karşıtı görünür. Özünde ise direkt emperyale bağlıdır.
Bu satırlardan sonra kimden bahsettiğimizi de dile getirelim. Orhan Pamuk! Son dönem, yaptığı açıklamalarla yine gündeme oturdu. Zaten onun gündeme oturmak gibi bir huyu eskiden beri var. “Bu topraklarda bir milyon Ermeni otuz bin Kürt katledildi.” deyip Nobel edebiyat ödülünün kapısını aralamıştı. Batı onu ödüllendirme konusunda geç kalmadı. Hemen taltif etti.
O, hiç çizgisini bozmadı. Daima bu topraklara mesafeli ve Batı hayranı biri olarak yoluna devam etti. Yakın dönemde yine onların dijital platformunda kendi kitabına ait bir dizi çekildi. O diziye dair bir etkinlikte ise şöyle dedi. “Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafasındaki pisliklerden bende de var.” O an işte insanın bir yuh diyesi geliyor. Emperyal dünyada insan aklama yarışına girersek Ortadoğu çok masum kalır. Orhan Pamuk’un ait olduğu Batı ise değil aklanmak sınıfı dahi geçemez. Orhan Pamuk bunca garabetin içinde ne yapıp edip bu coğrafyaya laf etmekten geri kalmıyor. Çünkü onun derdi İslam’la, bu milletle, değerlerimizle…
Bugüne kadar onca yaşanan musibet karşısında kaç kez sesi çıkmış bakalım. Kendisinin Batının yaptığı soykırımlara karşı kaç kez itiraz geliştirdiğini merak ediyorum.
Bir başka konu olarak Trump eleştirmek benim işim değil diyor. Global dünyada Trump gibi hizmetçilerin yaptığı her şey insanlığı doğrudan etkiliyor. Bu kadar musibetin içinde nasıl onu eleştirmeyelim?
Gazze meselesi ise tam bir felaket. Yıllar sonra yarım ağız bir bildiriye imza attı. Komprador tanımına uygun bir hareketti bu. Sana da şirin ona da şirin görünme hamlesini yutan yutmuştur. Biz yutmadık. Eyy Orhan Pamuk geçtik bu coğrayayı senin sesin Nobelli biri olarak bir İrlandalı, Bir İspanyol, bir İtalyan kadar çıktı mı? O kadar kürsü, mikrofon sahibisin koca üç yılda bize ne söyledin?
Epstein dosyası ile ilgili de bir cümle duymayı çok isterdik ama hakikatli cümle olsun. Anadolu coğrafyasını ve Asya’yı bir uçtan bir uca eleştirme cüretini gösteren Pamuk bir dönem kürsü sahibi olduğu Abd’nin pis düzenine karşı tek kelam etmiyor. Epstein dosyasının insan olan herkesin vicdanına dokunduğunu dünya âlem biliyor. Ola ki ayaklarına basarım diye çok korkuyor.
Türk erkeğine de demediğini koymamış. Cihangir ahalisi böyle şeyleri pek sever. Oysaki pervasız Batı erkeği insanlığa her türlü melaneti öğretme konusunda mahirdir. Onca pislik gözüne ilişmeyip de ta aralardan bu toprakların insanlarını bulup diline dolaması da pek hayra alamet değil.
Son söz yerine; suç O. Pamuk’ta değil. Komprador aydın olarak görevini yapıyor. Neredeyse bütün eserlerinde bu topraklara ve üzerindeki topluma karşı ağır ithamlarda bulunuyor. Suç ona değer verip de bu topraklarda baş tacı eden bizlerde. Öz değerlerin üzerin kurulmuş kitaplara, eserlere sahip çıkma konusunda çok nazlıyız. O. Pamuk gibilerin kitabı çıkınca da raflara koşan da biziz. Yoksa biz celladımıza aşık mıyız?



Kalemine, emeğine sağlık kardeşim. Popüler kültürün bir yazarı olarak gördüğüm Orhan Pamuk ile ilgili gençlerin özellikle dizi konusunda sorularına muhatap olduğum döneme denk gelmesi bizimde cümle kurmamızda eksiğimizi gidermiştir.