Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
NAZLI AZEKEN

İNSANIN DOĞASI İYİ Mİ, YOKSA KÖTÜ MÜDÜR?

Günümüzde, insanlık tarihinin her alanda en gelişmiş düzeyine ulaşmış bulunuyoruz. Bu gelişim dünyada farklı düzeylerde dağılım gösterse de insanlık kendi tarihindeulaştığı en son seviyede bugün. 

Peki, bu gelişim hızının içinde, insanın içsel dönüşümü nasıl gerçekleşiyor? Örneğin, insan bu teknolojik gelişimleri kullanırken, insanlığın ne kadar faydasına olduğunun bilinciyle mi hareket ediyor?  Yoksa insan doğası, içinde bulunduğu koşullarla yeniden kendi doğasının iyi mi yoksa kötü mü olduğunun sınavını mı veriyor? 

Bu soru tarih boyunca; felsefe, psikoloji ve din gibi birçok alanda tartışılmış. Tabi ki hala net bir cevap bulunmuş değil ama bu konuda iki temel görüş var;

1. İnsan doğası iyidir (iyilik doğuştandır):

– “Jean-Jacques Rousseau: İnsan doğuştan iyidir, fakat toplum ve medeniyet onu bozar.” Der.

“- İslam ve birçok inanç sistemi: İnsan fıtrat üzere doğar, yani iyiye yatkındır.” Der. 

“- Psikolojik bakış: Bebekler doğuştan empati gösterebilir, yardımlaşmaya eğilimlidir.” Diye cevap verir.

2. İnsan doğası kötüdür (bencil ve çıkarcıdır):

“- Thomas Hobbes: İnsan doğası bencildir, çıkarcıdır; toplumsal düzen olmazsa “herkesin herkese karşı savaşı” olur.” Der.

“- Freud: İnsan bilinçaltında saldırgan ve cinsellik güdüsüyle hareket eder; toplum bu içgüdüleri bastırır.” Der.  

“- Bazı dinsel yaklaşımlar: İnsan nefsine yenik düşebilir; eğitilmesi gerekir.” der.

İnsanın varoluşundan günümüze kadar bu sorunun net bir cevabı olmasa da bu soru sadece bireyin içsel bir muhasebesi değil, aynı zamanda toplumların adalet, hukuk, eğitim ve ahlak anlayışlarının da temelini oluşturmuştur.

Bugün modern psikoloji, bu tartışmalara daha esnek yaklaşır. İnsan hem iyiliğe hem kötülüğe meyilli bir varlıktır. Merhamet de saldırganlık da içindedir. Hangisinin baskın çıkacağı ise çevresine, aldığı eğitime ve değerlerine bağlıdır.

Birçok modern düşünür ise, insanın ne tamamen iyi ne tamamen kötü doğduğunu söyler. İnsan içinde iyi ya da kötü ayrımı olmadan her iki potansiyeli de taşır; çevre, eğitim, aile ve toplum bu potansiyelin nasıl şekilleneceğini belirler.  

Ancak bir gerçek var ki; insan, ne olduğundan çok, olmayı seçtiği şeydir. Ve bu seçim, her gün yeniden yapılabilir.Toplumları yönlendiren ve yöneten otoritelerin de bu seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılasını sağlamak için; insan bilimi üzerine araştırma yapan disiplinlerle ortak çalışmalar yürüterek, “Değerler” ve “İyi olma” eğiliminin geliştirilmesi için gereken önlemleri alması ve planlı çalışmalar yaparak bunun uygulanmasını sağlayacak denetimleri yapmasıgerektiğini görüyoruz. 

Aklın, değerlerin ve bilimin merkeze alındığı bir eğitimmodelinin, insanın “İyi” olma eğilimini desteklediğini gösteren örnekleri, dünyadaki bu uygulamaları yaparak sonucunu yaşayan ülkelerde de model olarak gözlemlemek mümkün. 

Aklın, değerlerin ve bilimin olmadığı toplumlarda ise, kötülüğün sonucunu, savaşları, hukuksuzlukları ve insanların sefaletlere sürüklendiklerini ve kötülüğün örgütlenerek nasıl çoğaldığını da gözlemleyebiliyoruz. 

Bilgiye erişimin nispeten daha kolay olduğu günümüzde, kendini değer ve bilgiyle beslemek isteyen her insanın gereken çabayı göstermesi bireysel sorumluluğunun bir gereğidir. Bireyde başlayan bu çaba, toplumsal etkileşimlerle çoğalacak ve daha geniş alanlara yayılabilecektir. 

Bunun için de her bireyin kendi içindeki iyi ve kötüyü tanıması, iyiyi seçmenin anlık kişisel menfaatlerden daha büyük bir kazanç olduğunu kabul etmesi ve gerektiğinde değerler için bencilliğin pençesinden kurtulmayı bilmesi gerekir. Yoksa hep birlikte, kötülüğü besleyerek büyütmeye devam edersek, kötülüğün kurbanları olmaktan kurtulmak mümkün olmayacaktır. 

Sonuçta, insan doğasını tek bir renge boyamak mümkün değildir. Ama unutmamak gerekir ki; insan, ne olduğundan çok, olmayı seçtiği şeydir. Ve bu seçim, her gün yeniden yapılır ve sonuçlarının bütün topluma mal olacak sorumlulukları vardır.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER