Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
RECEP TOZDUMAN

ALIŞKANLIKLARIMIZ

Hepimizin otomatikleştirdiğimiz bazı davranış kalıplarımız var. Bu davranış kalıpları çoğu zaman bizi biz yapan eylemlere dönüşüyor. İnsan bazen hiç fark etmeden bu eylemlerini gün içinde tekrarlayıp duruyor. Sabah yatağından kalkar kalkmaz belki de yatağında eli hemen telefona gidiyor; “Arayan var mı? Dünkü paylaştığım sosyal medyadaki yazıma fotoğrafıma kaç kişi bakmış kaç kişi beğenmiş?” diye bakıyoruz.

Gün içindeki alışkanlıklarımız zaman içinde bizim karakterimizi oluştururlar. Bazen işe giderken, bazen okul yolunda sabah koşan spor yapan insanları görürüz yüzümüzde bazen bir tebessüm belirir: “Ben de yapmalıyım.” deriz. Kimi zaman da “Kardeşim işin mi yok sabah sabah koşuyorsun?” deyip belki kıskançlıktan suçlamaya kalkarız.

Dost sohbetlerinde arkadaşlarımızla konuşurken, evde çocuğumuzla eşimizle konuşurken onun bize anlatmak istediğine odaklanma yerine ya başka uğraşlara odaklanır ya da telefon elimizde “Sen anlat dinliyorum.” diyerek durumu kurtarmaya çalışırız. Veyahut muhatabımızı dinlemez ya sözünü keser araya gireriz “Lafını balla kestim!” diyerek ya da muhatabımız konuşurken ona vereceğimiz cevabı düşünür onu kurgularız.

Bazen günde bilmem kaç bardak çay içtiğimizi övünerek anlatırız. Diğerimiz “Güne kahve içmeden başlamam.” diyerek söze girer. Mesele çay veya kahve değil, neden tercih ediyoruz? Sevdiğimizden mi yoksa filmlerde sosyal medyadaki görüntülerin, reklamların etkisinde kalarak  “Kendi tercihim!” diyerek yaptığımız birçok şey yoksa “Elalem ne der?” korkusunun tezahürümü? Kimleri taklit ediyoruz? Kimleri aynalıyoruz? Ya da alışkanlık deyip geçiyor muyuz?

Alışkanlık denilen şeyin değiştirilebilir bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz. Günde birkaç sayfa kitap okuyabilmeyi, bize ilham veren filmleri tercih etmeyi, titreşimimizi yükseltecek müzikleri tercih etmeyi hep yapmayı planlayıp yapamadığımız bir çok şeyi yeniden listeleyerek unuttuğumuz veya unutmuş gibi yaptıklarımızı tekrar hatırlamayı niyet edelim. Küçük adımlar büyük etkiler bırakabilir. Kelebek etkisi gibi. Az bir çabanın ne kadar değerli olduğunu bilelim. ”Az’ın” ne kadar “çok” olduğunu “yok” bilir…

Alışkanlıklarımızın hangileri bize ait hangileri başkalarının. Hangileri kalmalı hangileri artık gitmeli. Değişim ve dönüşüm bizim elimizde.

Direnci bırakıp kendimizi olduğumuz gibi kabul edip birine benzemeye değil kendimize faydalı olacakları bilmek belki ilk adım. Dış şartlara bağlı olmaksızın huzurlu mutlu olma duygusu paha biçilemez bir servet.

 Her güne şükürle başlayıp bize verilen emanet edilenleri fark edip farkındalık oluşturmak gün doğumuyla bize verilen hayata yeni bir anlayışla başlaya bilmek çok önemli. Bu konuda Mahatma Gandhi’nin herkesin bildiği bir sözüyle yazıma devam etmek istiyorum: “Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.”

Her zaman;

“Yeni bir güne uyandığım için şükürler olsun!” diyebilmeliyiz.

“Sevdiklerimle geçirdiğim her an için şükürler olsun” diyebilmeliyiz.

“Kendi ihtiyaçlarımı sağlıklı bir şekilde görebildiğim için şükürler olsun.”diyebilmeliyiz.

Çünkü şükür, nimete odaklanmak yerine nimeti vereni görmek onu hatırlamaktır.

Yazar

YORUMLAR

2 adet yorum var

  1. Çok şükür bu yazıyı okuyabildiğim gözlerim ve okudugumu anlayacak bir zihne sahibim.Çok şükür Recep hocamın yazdıklarını paylaştığı bir platform var ve muhabbet edercesine okuyabiliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER