İnsan hergün yeni umutlarla hayata başlar. Gün içinde farklı insanlarla ,olaylarla karşılaşır ve kendi hazır oluşuna göre zihninde bunlara yeni anlamlar ve resimler yükler.
İnsan zihni , odaklandığı duruma göre yeni duygular , düşünceler ve davranışlar geliştirir.Sevgi, daha fazla sevgiyi;neşe,daha fazla neşeyi; huzur, daha fazla huzuru; endişe, daha fazla endişeyi ;korku daha fazla korkuyu besler.Odağımız nerdeyse onu büyütürüz.Maya gibi neyle neyi mayalıyoruz.
Hepimiz aynı dünyada yaşamamıza rağmen kaygılı biri etrafındaki fırsatları görmezken, umutlu biri krizleri fırsata çevirebilir.
Hani bir hikaye vardır: Bir ayakkabı firması iki pazarlamacısını Afrika’ya gönderir.Oradaki imkanları rapor etmelerini ister.Birinci pazarlamacı dönüşünde şu raporu verir:
-Orada hiç kimse ayakkabı giymiyor; bizim orada ayakkabı satmamız mümkün değil.
İkinci pazarlamacı dönüşünde arkadaşının aksine raporunda:
-Orada kimse ayakkabı giymiyor; bizim için çok büyük fırsatlar var hemen yatırım yapmalıyız.
Joseph Murphy: “Düşünceni değiştir.Hayatın değişsin.” derken önce bulunduğumuz durumu kabul edip sızlanmadan “Neler yapabilirim? Bulunduğum durumun gereklerini, şükrünü yerine getirdin mi?” diye soruyor. Saygı ve sevgiyi herkesten çok kendimiz haketmiyor muyuz ? Kendine saygısı ve sevgisi olmayan birey etrafındaki güzelliklere ve fırsatlara nasıl odaklanabilir?
“Kainatın Işığı” adı verilen tablo Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. İngiltere’de 18.yüzyılın ünlü ressamlarından olan William HolmanHunt’ın bu tablosunda, gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.
Adam bir eliyle feneri tutuyor, diğeriyle kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu.
Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü:
“Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım,” dedi. “Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Kapı kolu çizmeyi unutmuşsunuz da…”
Hunt gülümsedi:”Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki…” dedi ve tablosunun anlamını açıkladı. “Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında kola gereksinim yoktur.”
Hepimizin iç dünyasına açılan kaç tane sürmeli kapıları vardır? Kalbimize giden tek bir yol vardır,o da sevgidir.Yaratıcının sevdiği gibi bizde koşulsuz sevebiliyor muyuz?
Bir çocuğu,bulutu,güneşi,yağan yağmuru, esen rüzgarı…
Doktora sormuşlar :
En etkili ilaç nedir diye?
Oda; “ilgi ve sevgidir” demiş.
Ya işe yaramazsa diye sormuş;
“O zaman dozunu arttırın.”



Sevginin iyileştirmeyecegi hiç bir şey yoktur ifadeienin keskinliği de burdan geliyor ozaman hocam yine maşallah kaleminizin kelamınızi yansıtmış