Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
RECEP TOZDUMAN

30 Ağustos 1922 “Ya istiklal Ya Ölüm”

Osmanlı Devleti, 1881 yılında Duyun-u Umumiye İdaresi ile ekonomik bağımsızlığını ,30 Ekim 1918 de Mondros Mütarekesiyle de siyasi bağımsızlığını kaybetti.

(7.Madde:İtilaf Devletleri güvenliklerini tehlikede  gördükleri stratejik yerleri işgal edecekler.) 

Bu madde kapsamında 465 yıllık Osmanlı Devletinin başkentini İngiliz,Fransız, Yunan harp gemilerinden oluşan İtilaf Devletleridonanmaları ve askerleri, işgal etmeye başladılar. (13 kasım 1918, 16 mart 1920 )

Mustafa Kemal:”Geldikleri gibi giderler” diyerek, 19 Mayıs 1919’da arkadaşlarıyla birlikte “Ya istiklal Ya Ölüm” parolasıyla Samsun’a çıktı. Anadolu’da kurulan  Kuva-ı Milliye Birliklerinin1921’de düzenli orduya dönüştürülmesiyle Sakarya’da 22 gün 22 geçe süren kanlı çarpışmaların ardından Yunan ordusuna karşı önemli zafer kazanıldı.Düşmanı yurttan atmak amacıyla tüm yurtta bir yıl kadar süren hazırlıklarla savunma düzeninden taarruzdüzenine geçildi.1922 yılının Haziran ayında TBMM taarruz için  hareket kararı aldı.

Türk Milleti bu işgallere boyun eğip ya “Amerikan Mandası” nıveya“İngiliz Sömürgesi”ni kabul edecek  ya da atalarından aldığı ilhamla:” Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım; Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.” diyecekti .Dedi de.

Yıkılan,yakılan,yağmalanan vatan yeniden ayağa kalkacaktı.

İngilizler; Yunan savunma hattı için “Türkler 6 ayda geçerse 6 günde geçmiş sayabilirler” diyordu. “”Savunma hattı o kadar sağlamdı. Atatürk de bunun bilincindeydi. Uzun süre vuruşamazlardı. Savaş uzarsa cephane, erzak, para vs yetmezdi. Batı Anadolu Yunan toprağı olurdu.

Bu nedenle düşmanı tek vuruşla imha etmek ve Anadolu’dan atmak gerekiyordu. Atatürk bu iş için riskli bir plan oluşturdu. Ya büyük bir bozgun ya da büyük bir zafer olacaktı. Bu planı sadece üç Mustafa biliyordu:Mustafa Kemal, Mustafa İsmet, Mustafa Fevzi…”  Refik Rıza Ekici

“ Yunan ordusu Ertuğrul Bey, Osman Bey, Orhan Gazi gibi tarihi şahsiyetlerin mezarlarını çiğniyor, üç Osmanlı başkentinde Türkleri aşağılıyordu. “Meclis savaşmak için Atatürk’e baskı yapıyor fakat O, 27 Temmuz’da futbol maçı düzenliyor, Ağustos ortalarında çay partisi veriyordu.

Türk’ün savaşı hileli olur. Attila’dan Kılıçarslan’a, Selçuk Bey’den, Alparslan’a, Fatih’e, Timur’a ve Mustafa Kemal’e… Türk tarihi savaşta hileyi kullanan mareşallerle doluydu. Futbol maçı ve çay partisi işin hilesiydi. Mustafa Kemal savaşın son hazırlıklarını yapıyordu.

Meclis’te Atatürk öyle eleştiriliyordu ki… Bu eleştirileri duyan Yunan ordusu, Türklerin içine düştüğü durumdan keyif alıyor, rahat bir şekilde olan biteni izliyordu. Atatürk’ün istediği de buydu. O, muhaliflerini de hilenin bir parçası haline getirmişti.

Harbiye’nin eski stratejisti Yakup Şevki Paşa itiraz etti. Paşa’ya göre bu delilikti. Kaybetme riski yüksekti. Başarısızlık halinde Ankara düşer, Milli Mücadele kaybedilir, Anadolu tamamen işgal edilirdi.

Tartışma uzayınca Atatürk:“Uğraşa uğraşa, ancak bir yılda düşmanla az çok denk bir hale gelebildik. Bir daha bu gücü oluşturamayız. Bu sefer kesin sonuç almak, savaşı bitirmek zorundayız. Bunun için de, tehlikesine rağmen, bu planın uygulanmasından başka çare göremiyorum” dedi.”Taner Özdeş

“26 Ağustos 1922 sabahı karşı taarruz emri verildi. İsmet Paşa‘nıntopları kısa sürede Yunan mevzilerini parçaladı. Sıra Türk askerindeydi. Tepeler birer birer sarılıp ele geçirilmeye başlandı. Bu sırada Yunan karargâhı, İzmir’de bulunan Yunan başkomutana erişemiyordu. Çünkü telgraf hatları, “çay partisinde” kesilmişti!

Gelen haberler nedeniyle karargâhın kafası karışıktı. Güneydeki baskın gerçek bir taarruz muydu yoksa şaşırtmaca mıydı karar verilemiyordu. Komutan Trikupis her ihtimale karşı birlik kaydırmaya başladığı sırada Yunan başkomutandan telgraf geldi.

Başkomutan Hagi Anesti, baskının bir şaşırtmaca olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle birlik kaydırma hamlesi durduruldu. Bu esnada Türk ordusu bölgeyi iyice ele geçirmeye başladı.
Yunan başkomutan İzmir’deydi.

Türk başkomutan ise bizzat cephedeydi!” Taner Özdeş
Kurt kapanı! Kusursuz işliyordu.

27 Ağustos’ta Afyonkarahisar geri alındı. 28 ve 29 Ağustos günleri Yunan birliklerinin ulaşım yolları kesildi.30 Ağustos günü Mustafa kemal Paşa’nın Zafertepe’den idare ettiği savaşta düşman ordusunun büyük kısmı imha edildi veya esir edildi.”6 ayda geçilmez “denilen hattı Türk askeri 3 günde dağıtıp düşmanı önüne alıp kovalamaya başladı.

31 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal,Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’yla durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların toparlanmasına izin vermeden İzmir’e girme kararı verildi. Hepimizin çok iyibildiği o emir geldi:Ordular ,İlk hedefiniz Akdeniz’dir.İleri!” Yunan birliklerinin toparlanmasına fırsat vermeden başlatılan takip sonucunda Uşak, Balıkesir,Aydın, Manisa ve 9 Eylül de İzmir düşmandan kurtarıldı.

Türk milletinin esir edilemez bir millet olduğunu bütün dünyaya bir kez daha kanıtladı.İstiklal Savaşının son safhasında asker cephede kanı canı pahasına tüm varlığını ortaya koyarken,cephe gerisinde destansı olaylar oluyordu.Türk kadını,yaşlısı ve çocuğu gece gündüz askerlerine ikmal sağlamak için elinden geleni yapıyordu.

Bu büyük zaferin etkisi Türkiye’yi aşıp diğer sömürgeleşmiş ve zulüm gören milletlerin kurtuluş mücadelesine de örnek oldu.

Bu büyük askeri zafer siyasî zaferlere zemin hazırladı. Mondros’u ortadan kaldıran Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın imzalanarak Doğu Trakya’nın kurtarılmasına ve İtilâf Devletlerinin hazırladıkları Sevr Projesi’nin ortadan kalkmasına neden oldu. Milleti bağımsız, Türk yurdunu bölünmez yaptı.

Mudanya Ateşkes Anlaşmasıyla(11Ekim1922)Trakya Yunanlılardan savaşmadan  temizlendi.24 Temmuz 1923’ te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile tüm dünya bağımsızlığımızı kabul etti.

Maddi ve manevi varlıklarımızın sonuna kadar kullanıldığı  Kurtuluş Savaşı ,Büyük Taarruz Zaferiyle son buldu. Bu aziz vatanı bize emanet eden  Alparslan’a ,Ertuğrul Bey’e, OsmanGazi’ye,Fatih’e,Yavuz’a…Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ,silah arkadaşlarına ve askerlerine , şehitlerimize,gazilerimize ,cephe gerisinde maddi ve manevi desteğini her daim gösteren aziz milletimize şükran ve minnet duyuyoruz.Ruhları şad mekanları cennet olsun.

Yazar

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Tarih kitaplarında bugüne kadar hiç okumadığım bilgiler hep merak etmişimdir 9 Eylül 1922 den sonra yaşananları insaalllah bor sonraki yazıda onlarida anlatırsınız değerli hocam kaleminize saglik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER