Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
RECEP TOZDUMAN

26 AĞUSTOS 1071:MALAZGİRT

Türkler tarih sahnesine çıktığı günden bu güne  sayısız savaşlara girmiş, sayısız kahramanlık ve zaferlere imza atmıştır. 954. Zafer Yılını kutladığımız , sonuçlarına bakıldığında tarihimizin en önemli savaşlarından biride 1071 Malazgirt Savaşıdır.

Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı ve komutanı Alp Arslan ile Bizans imparatoru komutanı Romen Diyojen arasında olmuş savaştır.

Malazgirt Savaşı Muş ilimize bağlı olan ilçemizde, Van, Ağrı,Erzurum illerinin ortasında kalan bölgede meydana gelmiştir.

Bizans imparatorluğunda başlayan taht kavgalarını, kazanılacak bir savaşla sona erdirmek, doğusunda güçlenmeye başlayan Selçuklu tehdidini yok etme isteğidir. Türklerin isteği  Anadolu’yu kendilerine vatan  yapma arzusuydu.

Romen Diyojen komutasındaki 200 bin kişilik ordusuyla, AlpArslan komutasındaki ordu 26 Ağustos 1071 yılında Malazgirt’te karşı karşıya geldi. Alp Arslan birlikleri okçuların saldırılarıyla Bizans birliklerine kayıplar verdirerek  Hilal(Turan) taktiğine geçtiler. Türk savaş taktiği olan, geri çekiliyormuş gibi yaparak Bizans birlikleri takibe başladılar. Alparslan , bu sahte geri çekilme taktiği sonucu Bizans birliklerini, Hilal(Turan) taktiği sonunda büyük bir bozguna uğrattı. Malazgirt’te ordusundan 4 kat büyüklükteki Bizans ordusunu yenerek tarihin en önemli zaferlerinden birini elde etti.

Prof. Dr. Mustafa Alican: “Malazgirt Zaferi’nde Sultan Alparslan’ın çektiği yaydan çıkan ok, İstanbul surlarının içine düşmüştür. Malazgirt Zaferi, Bizans’ın kıyametinin başlangıcıdır. İstanbul’un fethine giden süreç oluşmuştur” Selçuklu, 1040 yılında kurulmuş ve 32 yıllık geçmişi olan devlettir. Bizans ordusunun da 2 bin yıllık askeri geleneğinin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla 32 yıllık ordu, 2 bin yıllık  geleneğini olan devleti  dize getirmiştir. Savaşın sonunda:

Türklere  Ana dolunun kapıları açılmış.Türk ve İslam Dünyasına karşı Bizans tehdidi sona ermiş.

Anadolu da beylikler dönemi başlamış.Bizans imparatoru ve komutanı Romen Diyojen esir düşmüştür.

               Sultan Alparslan , Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde Türkleri bir bayrak altında toplamak arzusuyla çok sayıda atlı ile Maveraünnehr’e doğru sefere çıktı. Buhara yakınlarındaki  Amuderya nehri üzerinde bulunan Hana kalesini kuşattı.

Rivayetlere göre;  kendisine savaşmadan teslim olan Berzem Kalesi komutanı Yusuf el-Hârezmî tarafından onuruna verdiği şölende hançerlenmiş ve aldığı yaranın tesiriyle dört gün sonra şehit olmuştur. Şehit olmadan önce  oğlu Melikşah’ın yerine geçmesini vasiyet etmişti.

Bu cennet vatanı bize emanet eden Sultan Alparslan ,komutanlarının tüm askerlerinin ruhları şad , mekanları cennet olsun.

Büyük devlet adamı ve komutanın son sözleri:

 “Her nereye yönelsem ve hangi düşman üzerine yürümek istesem, daima Allahtan yardım dilerim. Dün bir tepeye çıktım. Ordumun azametinden ve askerlerimin çokluğundan dolayı altımda yer titriyordu. Kendi kendime, ‘Ben bütün dünyaya hüküm eden biriyim, bana hiç kimsenin gücü yetmez’ dedim. Bu yüzden Allah Teâla beni yarattıklarının en zayıfı karşısında aciz bıraktı. Allahtan mağfiret diler ve bu düşüncemden dolayı beni affetmesini niyaz ederim(İbnü’l Esir, Cilt 10, 79).

.

Yazar

YORUMLAR

2 adet yorum var

  1. “Bir zamanlar, bir biz vardık cihanda, bir de küffar. Kelleler damlardı kılıçlarımızdan.” Yazıyı okuyunca rahmetli Cemil Meriç’ in yukarıdaki sözünü hatırladım. Recep Hocam, güzel yazı olmuş, kalemine sağlık.

  2. Ve sayın hocam yine farklı bir bakış açısıyla ele aldığınız yazınızı keyifle okudum teşekkür ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER