Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
RECEP TOZDUMAN

DUYGULARI OKUMAK


İlk emir “OKU” neyi okuyacağız?
Hayatta her şeyin bir dili var. Kitapların bir dili var ,yağmurun bir dili var, hayvanların bir dili var.
Duyguların da bir dili var .
İnsan neden korkar, kaygılanır?
Ya bilmediğinden yada korktuğundan korkar.
İnsanın duygularını nasıl anlarız veya kendi duygularımızı nasıl okumalıyız?
İnsanın duyguları hiçbir zaman bozulmaz bozuk olan insanın duygu algısıdır.Bozulan insanın düşüncesi değil düşünce algısının bozulmasıdır.
İnsan her zaman insandır, bu bir olgudur. Bozuk olan insanın algısının bozulmasıdır.
Duygularımızdan korkmaya endişe etmeye gerek yoktur.Duygunun iyisi kötüsü olmaz Duyguya yüklediğimiz algılarımız travmatiktir.
Korkudan korkmamayı,kaygıdan kaygılanmamayı öğrenmeliyiz
Her duygunun mesaj olduğunu anlamaya başladığımızda duyguyla kavga etmemeyi onun masajını almaya, okumaya çalıştığımızda çanımız sıkılmayacak artık.
Fiziksek olayları okuyarak, ruhsal olayların duygularınıda okuyabiliriz.
Vücutta enfeksiyon olduğunda ateş olur,halsizlik olur,istifra olur. Bunun anlamı nedir?
Vücudumuzun bize “Bana iyi bakmadın, beni sevmedin, beni dinlendirmedin.” çağrısıdır. Dolayısıyla buvücudumuz bize “Beni okuyamadın” demektedir.
İnsan hasta olduğunda neden iştahı kesilir? Vücudumuz akıllıdır. “Sana bıraksam sen yine bana faydalı olan yiyecekleri alışkanlıklarından dolayı yiyemeyeceksin. O zaman ben de senin iyiliğin için vücuda gelecek olan kötü yiyeceklerin ikmal yollarını kesiyorum, iştahı kapatıyorum vücudun bağışıklığını güçlendiriyorum”şeklinde mesaj vermektedir.
Duygular bize hizmet eder ; yerinde ve zamanında kullanılmalıdır. Bonkörce kullanılmaz. Otobüste yolculuk yapan kişiyle, uçakta yolculuk yapan kişinin tedirginlik ve korkusu aynı değildir. “Senin korkun var, gel tedavi edelim” demek ne kadar doğrudur? Azı duygu, çoğu hastalık değildir? Üniversite sınavındaki kaygı ve korkuyla, lise dördüncü sınıf 2. Matematik sınavındaki öğrencinin kaygısı ve korkusu aynımı?
Çağımız bir acayip oldu. Lisedeki çocuğun sevgilisiyle buluşmaya giderken duyduğu heyecanı “Ne güzel olur böyle kalp atışları” şeklinde yorumlarken, sınava girecek çocuğun heyecanına bozukluk deyip patolojik vaka olarak bakıyoruz.
Tabiî ki üniversite sınavına girecek öğrencinin korku ve kaygısı daha fazladır. Buda normaldir. Bu hastalık değildir.
Hislerimiz gerçeği yansıtmaz. Hayatında ilk defa yürüyen merdivenlere veya asansöre binen kişinin korku ve tedirginliğini, gününü AVM lerde geçiren kişide göremeyiz.
Vücudumuzdaki hücreler bizim tahminimizden daha akıllıdır. O ilk deneyimleri yaşayan kişiye ürkeklik hormonunu salgılatarak onu korumaya alıyor. Belli bir deneyimden sonrada ilk günkü haline güldürüyor. “Bazıları,çoğu kişi gibi sakince asansöre, yürüyen merdivene binmiyor diye, bunda duygu bozukluğu var, bunda panik atak var. “ diyebilirmiyiz?
Duygularımızla savaşmaya gerek yoktur.Duygularımızı anlamaya çalışmamız gerekir.
Kaygı, bizi hayata hazırlar.Bu yaz gününde “Kışın ne yiyeceksin” diyerek bugünden “Salçanı, konserveni, turşunu hazırla.” diye mesaj verir. Salçasını, konservesini yazdan hazırlayan kişiye hasta mı diyeceğiz; yoksa tebrik mi edeceğiz? Algıyı abartmamak gerekir. Birine kırkdefa deli dersen deli olur. Neyi kotlarsak onu üretiriz.Odağımız neredeyse onu büyütürüz.
Sabah yediği bozuk yumurtadan dolayı öğleyin midesi bulanan birine nasıl ki “mide hastası “ diyemeyiz. Aynı şekilde insanlarında psikolojisi zaman içinde bir çok sebepten dolayı bozula bilir. Onlara da “psikojik hasta” diyemeyiz.
Duygular hasta olmaz,değişir.Duyguları değişen kişide hasta değildir.
Not : Psikolog İzzet Güllünün videolarından faydalanılmıştır…

Yazar

YORUMLAR

7 adet yorum var

  1. Duygularımızın neden geldiğini farkedip hastayim demedenonce sobelememiz gereken alt nedenlerini iyice irdelemeliyiz çünkü duygu somut olarak bir şeyi ifaede etmek zorunda değil biz onları sevgiyle iyileştirmesi ve bize faydalı hale getirebilmeliyiz

  2. Akıcı ve sade bir dille ne kadar güzel anlatılabilirse sayın hocamız o kadar güzel anlatmış emeğine sağlık sevgili babacım

  3. Üniversite sınavını örnek gösterdiniz cocukları sınavlara yarıs atı gibi hazırlıyoruz peki ya kendimiz hep üstünlük yarışı bir sonraki yazınızda bu konuda bekliyorum kalemine sağlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER