Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“SÖZCÜKLERİN IŞIĞINDA: CÜNEYT AYBEY İLE EDEBİYAT VE HAYAT ÜZERİNE”

Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inen, geçmişi bugüne, bugünü yarına taşıyan

Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inen, geçmişi bugüne, bugünü yarına taşıyan bir köprü gibidir. Sözcüklerle yoğrulan bu yolculuk, kimi zaman bireyin kendi hikâyesiyle başlar, kimi zaman da toplumun ortak belleğine dönüşür. Hem öğretmenliği hem de yazarlığı ile bu yolculuğun izlerini taşıyan Cüneyt Aybey, kalemiyle geçmişe duyduğu özlemi, kültürel değerlerimizi koruma çabasını ve edebiyatın toplumsal gücünü bir araya getiriyor. Onunla yaptığımız bu söyleşide, edebiyatın hayatındaki yerini, eserlerinin ardındaki ilhamı ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Öncelikle bizimle söyleşiyi kabul ettiğiniz ve bu projeye vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ediyoruz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Cüneyt Aybey: İsmim Cüneyt AYBEY. 16 Mart 1980 günü Manisa’nın Gördes ilçesinde doğdum. İlk ve Orta öğrenimini Gördes’te tamamladım. Yüksek öğrenimini Celal Bayar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden 2002 yılında mezun olarak tamamladım 2004 yılında Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans (master) eğitimini tamamladım. 9 Şubat 2001 tarihinde devlet memurluğuna başladım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki çeşitli kurumlarda 10 yıla yakın bir süre devlet memurluğu yaptım. 15 Aralık 2010 tarihinde Mili Eğitim Bakanlığına Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak atandım. 6 yıl öğretmen olarak çalıştı. 4 yıla yakın bir süre Müdür Yardımcılığı yaptıktan sonra 30 Eylül 2019 tarihinde okul müdürü olarak atandım. Üniversitelerden Öğrenci Koçluğu ve Eğitim Danışmanlığı eğitimi, Profesyonel Yaşam Koçluğu eğitimi, Hızlı Okuma Eğitmenlik eğitimi, Y.Drama Liderliği eğitimini aldım. Lise öğrenim yıllarımdan itibaren deneme, fıkra, sohbet, anı türünde yazılar yazmaktayım. Yazılarım Türkiye Gazetesi gibi ulusal gazeteler ile Gördes Gazetesi ve Hür Işık Gazetesi gibi yerel basında ve bu gazetelerin internet sitelerinde yayımlanmaktadır. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Turgutlu temsilcisi olarak dil ve edebiyat çalışmalarına ve sosyal hizmetlere devam etmekteyim.   Evliyim ve üç kız babasıyım.

MAÖ: Yazmaya ve edebiyata olan ilginizin nasıl başladığını anlatır mısınız? Size edebiyatı sevdiren nedir veya kimdir? Yazarlık/şairlik serüveniniz nasıl başladı?

CA: Lisede okurken edebiyat derslerinden çok etkilendim. Deneme, fıkra, sohbet, anı türünde yazılar yazmaya başladım.

MAÖ: Yazarlık hayatınızda yaşadığınız zorluklar engeller oldu mu? Yazılarınızı kitaplaştırmak zor oldu mu?

CA: Çok zorlandığım söylenemez. Ama şu da bir gerçek yazarlık çok emek ve zaman isteyen bir uğraş. Sabırlı olmak gerekiyor.

MAÖ: Mutlaka etkilendiğiniz yazar veya şairler vardır. Hangi yazarlar veya şairler sizi en çok etkiledi?

CA: Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Günbay Yıldız, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Akif Ersoy, Cahit Sıtkı Tarancı, Nuri Pakdil, Peyami Safa, Ahmet Haşim….

MAÖ: Yayınlanmış eserlerin isimlerini ve kısaca içeriğini anlatır mısınız? Şimdiye kadar yayımladığınız eserlerden hangisi sizin için en özel yere sahiptir? Neden?                                                                              

CA: 2 kitabım yayınlandı. Birincisi “Seksenlerden Geliyorum Ben” isimli deneme kitabı. Seksenli yıllar… Hatırlayınca duygulandığımız o güzel yıllar. Çocukluğumun geçtiği, hayatı ve dünyayı öğrendiğim, hiç unutamayacağım yıllar. Seksenli yıllara ait duygu ve düşüncelerimi anlattığım, gönül aynama yansıyanları yazdığım bir kitap. Benim için çok özel bir yere sahiptir “Seksenlerden Geliyorum Ben”.   İkinci kitabım “Hatıralarla Yeni Edebiyatımız” isimli araştırma-inceleme kitabı.   Yeni bir dünya, yeni bir medeniyet ve yeni bir yaşam tarzının kültürümüze ve edebiyatımıza yansımasıyla Tanzimat’tan Cumhuriyet dönemine Yeni Türk Edebiyatı’nın hatıratlar üzerinden değerlendirmesini yaptığım bu kitabın okuyucularına yeni bakış açıları kazandıracağını düşünüyorum. Çünkü çeyrek asırdan uzun bir süre Modern Edebiyatımız üzerine yaptığımız çalışmaların ete kemiğe bürünerek oluşan “Hatıralarla Yeni Edebiyatımız” kitabımda çok özel hatıraların ve çok güzel bilgilerin bulunduğu, Batı’ya yönelmenin bir göstergesi olan yenileşme devrinin farklı bir bakışla değerlendirildiği söylenebilir. Edebiyat devirleri, nesiller-şahsiyetler ve edebî hadiselerle ilgili daha önce hiçbir yerde duyulmayan ve görülmeyen   bilgilere ulaşacağınız ve Batılılaşma maceramızın edebiyatımızdaki tesirlerini daha yakından göreceğiniz bir eser oluşturmaya çalıştım.  Kültür değişimlerinin, siyasî yönelişlerin, estetik tercihlerin edebiyatımızdaki izlerini anlatmaya gayret ettim. Edebiyatımızın üç önemli yazarının hatıra kitaplarını referans olarak aldığımız bu çalışmada, Yenileşme Devri Türk Edebiyatı’nın dönemler halinde incelemesiyle ve değerlendirilmesiyle edebiyatımız hakkında okuyucuya orijinal bilgiler manzumesi sunulmaktadır.

MAÖ: Bir eseri kaleme alırken ilhamınızı genellikle nereden alıyorsunuz? Yazarken veya şiir yazarken özel bir ritüeliniz var mı?

CA: Bir yazı yazarken bir anda içime doğan bir düşüncenin peşinden koşarım. Sonra cümlelerin ardı sıra yazılması başlar. Cümleleri yazarken de çok dikkatli ve konsantre olurum. O anda hiçbir şeyin dikkatimi, odağımı dağıtmasını istemem.

MAÖ: Eserlerinizde sıkça işlediğiniz temalar veya konular nelerdir?

CA: Dilimiz, edebiyatımız, kültürel değerlerimiz, maneviyatımız kısacası bizi biz yapan bütün değerler benim ilgi alanıma girer. İnsanımızı etkileyen her konu beni yazmaya yönlendirir.

MAÖ: Toplumsal ve sosyal projelerde yer aldınız mı? Daha önce yer aldığınız edebi veya kültürel projelerden bahseder misiniz?

CA: Birçok sosyal projede yer aldım. En önemlilerinden birisi 2016 yılında Turgutlu Kaymakamlığı tarafından yürütülen “Turgutlu Okuyor” projesinin genel koordinatörü olarak görev yaptım. İlkokul ve ortaokullarda okuyan 18.605 öğrenciye ücretsiz kitap hediye ettik. Şimdide Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa şubesi olarak köy okullarına kitap projesi ile köylerdeki öğrencilerimize ücretsiz kitaplar hediye ediyoruz. 

MAÖ: Katıldığınız etkinlikler arasında sizi en çok etkileyen ya da unutamadığınız bir anı var mı? Aldığınız bir ödül veya plaket varsa bunların sizin üzerinizdeki etkisi nedir?

CA: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa şubesi olarak köy  okullarına kitap projesi ile köylerdeki öğrencilerimize ücretsiz yüzlerce kitap dağıttık. 2024 yılı Türkiye  Dil ve Edebiyat Derneği Manisa şubesi tarafından “Edebiyat” ödülü aldım. Bu beni çok mutlu etti.

MAÖ: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile tanışmanız nasıl oldu? Dernek hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu dernek çatısı altında bir projeye başkanlık etmeniz istense hangi proje olurdu? Derneğimizin edebiyat dünyasına ve Manisa’ya nasıl bir değer kattığını düşünüyorsunuz?

CA: Tavsiye üzerine tanıştım. İyi ki tanışmışım. Manisa için derneğimizin büyük bir şans olduğunu düşünüyorum.  Manisa’da kültürel ve edebi faaliyetlerin merkezi konumunda görüyorum. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin çok faydalı ve güzel programlarına katılım sağladığımız için kendimizi şanslı addediyorum.

MAÖ: Önümüzdeki dönemde üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya kitap var mı? Edebi anlamda gelecekteki hedefleriniz nelerdir?

CA: Evet var. Yeni bir kitap çalışmam devam ediyor. Deneme kitabı olarak yayımlamayı planlıyorum.

MAÖ: Yerel veya ulusal ölçekte nasıl bir edebiyat ortamı hayal ediyorsunuz? Mesela Manisalı Yazarlar Buluşması fikri sizce nasıl olmalı

CA: Çok güzel olur. Zaten bizim Gördesli Yazarlar olarak bunu ilçe bazında gerçekleştiriyoruz. Tabii il çapında olursa daha güzel bir buluşma olur.

MAÖ: Sizce edebiyatın toplum üzerindeki etkisi nedir? Günümüzde edebiyatın ve şair/yazarların toplumsal rolü nasıl olmalı?

CA: Edebiyat topluma tutulan büyük bir aynadır. Edebiyat toplumdan etkilenir ve de toplumu etkiler. Birçok fikir akımı ve düşünce tarzı edebiyat ile yayılmıştır.  Toplumsal değişimlerin öncülüğünü çoğu zaman edebi eserler yapmıştır.

MAÖ: Gençlerin edebiyata ilgisini artırmak için neler yapılabilir? Mesela dijital edebiyat olur mu? Dijital dünyada edebiyat nasıl yapılabilir?

CA: Gençlere edebiyatı sevdirmek için onları ilgi alanlarına uygun kitaplarla tanıştırmak gerekir. Yazma çalışmaları yaptırılabilir. Ayrıca edebi çalışmaları dijital platformları kullanarak interaktif deneyimler sunulabilir.

MAÖ: Genç yazar ve şair adaylarına ne tavsiye edersiniz? Okurlarınıza ve dernek üyelerimize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

CA: Genç yazar ve şair adaylarına çok kitap okumalarını ve düzenli yazma çalışmaları yapmalarını tavsiye ederim. Ayrıca yazdıklarını başkalarına okutmaktan çekinmemelerini tavsiye ederim. Olumlu olumsuz her türlü eleştirilere açık olmaları gerekir. Çünkü geri bildirimler bizim için çok değerlidir. İlave olarak duygularını ve gözlemlerini her zaman not almalarını tavsiye ederim. Dernek üyelerimize ise selamlarımı ve saygılarımı iletirim. Derneğimizin üyesi olmakla ve kültürel faaliyetlerde görevler yapmakla bu ülke ve milletimiz için çok önemli bir misyon üstlendiklerini, çok kıymetli sorumluluk ifa ettiklerini ifade etmek isterim. Ayrıca son söz olarak bu röportaj için sizlere çok teşekkür ederim.

Söyleşimizden anlaşılıyor ki Cüneyt Aybey için edebiyat yalnızca bir yazı uğraşı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi. Onun eserleri hem bireysel hatıraları hem de toplumsal değerlerimizi yansıtarak okura derinlikli bir bakış sunuyor. Edebiyatın toplum üzerindeki etkisine olan inancı, gençlere verdiği tavsiyeler ve kültürel projelere yaptığı katkılar, yazarlığını bir sorumlulukla taçlandırıyor. Sözcüklerin gücüne inanan, kalemiyle yol açan Cüneyt Aybey’in çalışmaları, gelecek kuşaklara ilham olmaya devam edecek.

Bu röportajın hazırlanmasında büyük emek ve destekleri olan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Başkanı Sayın Dr. Muzaffer Yurttaş’a da şükranlarımızı sunuyoruz…

Yazar