Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

HAYATIN İÇİNDEN DOĞAN DİZELER: ELVAN ERGENE İLE SÖYLEŞİ

Edebiyatın dönüştürücü gücü, çoğu zaman hayatın farklı evrelerinde kendini gösterir.

Edebiyatın dönüştürücü gücü, çoğu zaman hayatın farklı evrelerinde kendini gösterir. Kimi zaman bir öğretmenin yönlendirmesi, kimi zaman da yaşamın zorlukları içinde insanın kendi sesini arayışı, yazma tutkusunu doğurur. Elvan Ergene’nin edebiyat yolculuğu da tam olarak böyle bir hikâyeyi yansıtıyor. Kars’ta başlayan çocukluğu, Manisa’da süren yaşamı, iş haytı ve annelik deneyimlerinin arasında kök salan yazarlık serüveni, bugün onun hem bireysel hem de toplumsal bir sese dönüşmesini sağlıyor. İlk kitabı Yeni Doğan Umutlar ile edebiyat dünyasına adım atan Ergene, “sessiz çoğunluğun sesi” olmayı kendine görev ediniyor.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Öncelikle bizimle söyleşiyi kabul ettiğiniz ve bu projeye vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ediyoruz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Elvan ERGENE: 1984 yılında Kars’ta doğdum. Ben küçükken ailem Manisa’ya taşındı. 7 çocuklu ailenin 5. çocuğuyum. İlkokuldan sonra eğitimime devam edemedim. Küçük yaşlardan itibaren çeşitli işlerde çalıştım. Evliyim ve 3 erkek çocuk annesiyim. Şu an ev hanımıyım.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Yazmaya ve edebiyata olan ilginizin nasıl başladığını anlatır mısınız? Size edebiyatı sevdiren nedir veya kimdir? Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?

Elvan ERGENE: Yazmaya ve edebiyata olan ilgim ilkokul çağında başladı. İlkokul öğretmenim Gülfidan Belgeç etkinliklerde bana görev veriyor, şiirler ve yazılar okutuyor, kitap okumamızı teşvik ediyordu. Bence ilkokul öğretmeni insanın hayattaki en büyük şansıdır. Öğretmenim sayesinde küçük yaşlarda İl Halk Kütüphanesi’ne üye oldum. Hala kütüphaneye gider ödünç kitap alır okurum.

Çalışma hayatıma başladığımda iletişimim güçlü olduğu için arkadaşlarım bana acılarını, sevdalarını, özlemlerini anlatırlardı. Bende işleminden arta kalan zamanlarda onlardan dinlediklerimi hikâye şeklinde yazmaya çalışırdım. Öyküler ve şiirler karalardım. Ancak gerçek anlamda yazmaya çalışma hayatımdan ayrıldıktan sonra başladım.

Şair ve yazarlarımızın hayat hikayelerini, hayata dair öykülerini ve şiirlerini Youtube’den dinleyerek kendimi geliştirmeye başladım.  Bir süre sonra bit pazarından aldığım kitapları okudum ve kendi kütüphanemi kurmaya başladım. Sosyal medyada rastladığım yazar ve şairlerin önerileri doğrultusunda okumalar yaptım. Çok fazla okumaya başlayınca ben de yavaş yavaş şiir yazmaya yöneldim.  Özellikle Cahit Sıtkı Tarancı’nın Otuz Beş Yaş& Bütün şiiri kitabı beni yazmaya yönlendirdi.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Yazarlık hayatınızda yaşadığınız zorluklar engeller oldu mu? Yazılarınızı kitaplaştırmak zor oldu mu?

Elvan ERGENE: İlkokuldan sonra eğitime devam edemedim, çalışmaya başladım. Sonra evlilik, çocuk derken hayatın karmaşasında edebiyatla ilgilenmeye vaktim olmadı. Otuzlu yaşlarımdan itibaren kendime vakit ayırmaya başladım. Küçüklük hayalim olan edebiyat ile uğraşmaya başladım.

Sosyal medya denk geldiğim şiirleri okumaya başladım. Ancak bunların çoğu -şimdi daha iyi anlıyorum- kaliteli şiirler değildi.  Sonra beğendiğim şiirleri seslendirmeye başladım. Tabi ki defalarca okuyordum kayıtlar güzel olsun diye.

 Yine sosyal medyada tanıştığım şairler ve yazarların önerileri doğrultusunda geç de olsa gerçek yazar ve şairleri okumaya başladım.  Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Sürekli okuyarak ilkokul mezunu bir ev hanımı olmanın dezavantajını aşabildim. Türk edebiyatındaki klasik eserleri okudum. Beraberinde ne bulduysam okudum. Çok okuyarak aştım bütün zorlukları. Zorlukları aşmamı sağlayan önemli bir konu da ilkokula giden oğlum Ahmet Selman’ın rehber öğretmeni Müslüm Karakaş’tır.

8 Eylül ilköğretim okulu rehber öğretmeni olan Müslüm Hoca biz velilere yönelik 2 haftada bir okuma ve yazma çalışması yapardı. Müslüm öğretmenimin emeklerine teşekkür ederim. Okullarda biz velilere yönelik bu tip projeler olmalı. Böylece biz veliler kendimizi yetiştirir ve bilgilerimizi güncelleriz. Böylece çocuklarımızın eğitimine de daha fazla katkı sunabiliriz.

Son olarak yazar ve şair Sadık Şahin, edebiyat öğretmeni Gülsüm Ergene sayesinde önümdeki bütün engeller yıkıldı. Gülsüm Hoca’yı her fırsatta esir aldım. Yazdıklarımı büyük bir heyecanla ona okudum. Kendisi beni sabırla dinleyerek çeşitli öneriler sundu. Birçok eksiğimi onun sayesinde tamamladım.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Mutlaka etkilendiğiniz yazar veya şairler vardır. Hangi yazarlar veya şairler sizi en çok etkiledi?

Elvan ERGENE: Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli, Ahmet Arif Nurullah Genç başucu şairlerimdir. Ara ara döner okuduğum halde bu şairlerimizin şiirlerini zevkle tekrar tekrar okurum. Şiir antolojileri okumayı severim. Özellikle Mehmet Akif Ersoy’un Zulmü Alkışlayamam ve Çanakkale Şehitlerine şiirleri benim rehber aldığım şiirlerdir.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği etkinliklerine düzenli olarak katılıyorum. Manisa’da yaşayan şairler ile tanışıp onların kitaplarını okuyorum. Hepsinden önemlisi her gün mutlaka az-çok demeden mutlaka şiir okuyorum.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Yayınlanmış eserlerin isimlerini ve kısaca içeriğini anlatır mısınız? Şimdiye kadar yayımladığınız eserlerden hangisi sizin için en özel yere sahiptir? Neden?

Elvan ERGENE: İlk kitabım Yeni Doğan Umutlar isimli şiir kitabımdır. Kitabımda sessiz insanların çığlığı olmaya çalıştım. Birinci bölümdeki şiirlerimde doğa, kadın, umut, aşk ve insan ruhunun derinliklerindeki temaları işlemeye çalıştım. Doğa ile insan arasındaki derin bağları anlatmaya ve yaşamın anlamını sorgulamaya çalıştım.

Yeni Doğan Umutlar’ın ikinci bölümünde ailem, akrabalarım, arkadaşlarım ve değer verdiğim tanıdıklarım için akrostiş şiirlerim yer alıyor.

İlk kitabım, ilk göz ağrım Yeni Doğan Umutlar benim ilk çocuğum gibi. İnşallah ilerde yeni kitaplar da yayınlar ve çok sayıda çocuğum olur.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Bir eseri kaleme alırken ilhamınızı genellikle nereden alıyorsunuz? Yazarken veya şiir yazarken özel bir ritüeliniz var mı?

Elvan ERGENE: Öncelikle çok okuyorum. Sosyal medyada çok fazla şiir dinliyorum. Şiir programlarına katılıyorum. Kendimi ede açıdan sürekli besliyorum.

Kendim de dahil çaresiz ve kendini iyi ifade edemeyen insanlar, sosyal olup herkesle iletişim kurduğu halde kendiyle baş başa kaldığında aslında yalnız olan ve söylemek istediği hiçbir şeyi söyleyemem insanlar ilham kaynağım.

Doğa, köy yaşantısı, kadınlar, çocuklar, sevdalılar yani dokunduğum ve gördüğüm her şey ilham kaynağım. Ama en temel ilham kaynağım Allah ve bize verdiği can. Bu canı kendime, aileme, topluma faydalı olarak kullanmalıyız diye düşünüyorum.

Kalem ve defterim sürekli benimle. Sokağa çıktığımda mutlaka defterim ve kalemim çantamda olur. Yastığımın dibinde, mutfakta, bilgisayarın yanında kitaplar, kalem ve defter eksik olmaz.

Okuduklarımdan, dinlediklerimden küçük notlar alırım. Bilmediklerimi sonra öğrenmek için notlar alırım. Aklıma gelen şiirimsilerimi not ederim.

Gün bitip herkes elini eteğini çektiğinde mutlaka notlarımı kontrol eder, araştırmam gerekenleri araştırırım. Kendi dizelerimi okur, üstünden geçerim.

Zaman zaman yazdığım şiirimsilerimi alır onları tekrar tekrar yazarım. Ta ki içime sinene kadar. Ta ki duygularıma tercüman oluncaya kadar.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Eserlerinizde sıkça işlediğiniz temalar veya konular nelerdir?

Elvan ERGENE: İlham kaynaklarım aynı zamanda şiirlerimin teması.  Doğayı anlatmayı seviyorum. Bazen Spil dağındaki atlar şiirime giriyor bazen çiçekler böcekler.  Anne olduğum için kadınların sorunlarını anlatıyorum. Sevdalar, acılar, yalnızlıklar şiirlerimde yer alıyor. Köy ile bağım sıkı sıkıya devam ettiği için köy hayatını da anlatmayı seviyorum.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Katıldığınız etkinlikler arasında sizi en çok etkileyen ya da unutamadığınız bir anı var mı? Aldığınız bir ödül veya plaket varsa bunların sizin üzerinizdeki etkisi nedir?

Elvan ERGENE: Manisa T tipi kapalı cezaevinde katıldığım etkinliği unutamıyorum. Kütüphane müdürü Zekeriya Kapurcu öncülüğünde cezaevinde tek başıma söyleşi yaptım. Hoşuma giden şiirleri okudum. Mahkumlar bana sorular sordu, şiirlerimi canı gönülden alkışladır. Orda şunu fark ettim şiir, özünde sanat insanların ruhunu okşayınca insanlar buna kayıtsız kalmıyor. Çünkü şiir ve sanat sessiz çoğunluğun her zaman sesi oluyor.

Ekinliğin sonunda cezaevi savcımız aracılığıyla bir mahkûmun kitap yayınlamasına vesile oldum. Bu da benim için bir gurur kaynağıdır.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Manisa Şubesinin düzenlediği yazarlar ve şairler etkinliklerine düzenli olarak katılıyorum. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Manisa Şubesinin düzenlediği etkinlikten aldığım ödül benim için gurur kaynağıdır. Manisa’da düzenlenen söyleşilere katılmaya çalışıyorum.

Şair Şükrü Erbaş’ın söyleşi etkinliği bana çok şey kazandırdı. Şükrü Erbaş’tan ne kadar büyük olursan ol ne kadar ünlü olursan ol mütevaziliğin bir şairde bulunması gerektiğini öğrendim.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile tanışmanız nasıl oldu? Dernek hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu dernek çatısı altında bir projeye başkanlık etmeniz istense hangi proje olurdu? Derneğimizin edebiyat dünyasına ve Manisa’ya nasıl bir değer kattığını düşünüyorsunuz?

Elvan ERGENE: 1 yıl önce D.R Muzaffer Yurttaş’ın teklifiyle Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğine katıldım. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tüm üyeleri başlı başına hepsi de birer edebiyat aşığıdır. Çocuklarla ilgili bir proje olabilir. Öğrenciler için şiir, kompozisyon, deneme yarışmaları düzenleyerek edebiyat sevgisini yayar. Bu sayede genç kuşakların dil bilinci ve ifade gücü gelişir.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Önümüzdeki dönemde üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya kitap var mı? Edebi anlamda gelecekteki hedefleriniz nelerdir?

Elvan ERGENE: Yeni Doğan Umutlar kitabımı dosya halinde yayınevine teslim ettiğim günden beri ikinci kitabıma hazırlanıyorum.  Yeni Doğan Umutlar ile ilgili aldığım eleştiriler doğrultusunda yeni şiirlerime yön veriyorum.

Yazmak benim için bir amaç haline geldi. Çünkü üretmek çok güzel bir duygu. Ürettiğiniz eserlerin etkileşim alması harika.  Kitabım Türkiye’nin bir çok şehrinde okuyucu ile buluştu. Bundan çok mutlu oluyorum. Hatta Manisa’da bütün Halk Kütüphanelerine kitabımı hediye ettim. Kitabımın kütüphanede olması bile benim için gurur kaynağı.

Yazmak benim için amaç oldu ama aslında yazmak bir araç. Söylenmeyenlerin, kuşların, böceklerin, kadınların, çocukların yani sessiz çoğunluğun sesini duyurmak için bir araç. Gelecekte daha çok kişinin sesi olmak istiyorum.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Yerel veya ulusal ölçekte nasıl bir edebiyat ortamı hayal ediyorsunuz? Mesela Manisalı Yazarlar Buluşması fikri sizce nasıl olmalı

Elvan ERGENE: Her şehirde, gençlerin ve yetişkinlerin rahatça katılabileceği edebiyat buluşmaları, şiir dinletileri ve yazar söyleşileri olur. Söyleşiler, imza günleri, şiir dinletileri ve genç kalemler için özel bölümlerle hem halkı edebiyatla buluşturur hem de şehrin kültürel kimliğini güçlendirir.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Sizce edebiyatın toplum üzerindeki etkisi nedir? Günümüzde edebiyatın ve şair/yazarların toplumsal rolü nasıl olmalı?

Elvan ERGENE: Edebiyat, toplumun hem aynası hem de yol göstericisidir. İnsanların duygu ve düşünce dünyasını geliştirir, kültürel değerleri kuşaktan kuşağa aktarır, toplumsal birlik ve empatiyi güçlendirir.  Edebiyatın topluma yön verici nitelikte, toplumun duygu ve düşüncelerini etkileyebilecek güçte olduğunu düşünüyorum. Yazar ve şairlerin de bu sorumlulukla eserlerini kaleme almaları gerektiğini düşünüyorum.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Gençlerin edebiyata ilgisini artırmak için neler yapılabilir? Mesela dijital edebiyat olur mu? Dijital dünyada edebiyat nasıl yapılabilir?

Elvan ERGENE: Okullarda kitap okuma saatleri olmalıdır. Evet dijital edebiyat olur.Çevrim içi dergiler e-kitaplar ve benzeri şeyler.

Mustafa Ali ÖZTÜRK: Genç yazar ve şair adaylarına ne tavsiye edersiniz? Okurlarınıza ve dernek üyelerimize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Elvan ERGENE: Gençlere öncelikle iyi bir okuyucu olmalarını öneririm. Değerli okurlarımız ve derneğimizin kıymetli üyeleri, edebiyatın birleştirici gücüyle hep birlikte daha güçlü bir kültürel zemin oluşturmayı diliyoruz. Katkılarınız, fikirleriniz ve varlığınız bizlere ilham veriyor. Birlikte nice güzel projelerde buluşmak dileğiyle…”

Elvan Ergene’nin kaleminden çıkan her dize, hayatın içinden bir parçayı, sessiz kalmış bir duyguyu görünür kılıyor. Onun hikâyesi bize, edebiyatın yalnızca bir uğraş değil; aynı zamanda bir dayanma, paylaşma ve umut etme biçimi olduğunu hatırlatıyor. Yazarlık yolunda ilk adımlarını atan bir ev hanımından, edebiyat çevrelerinde söz sahibi bir şaire uzanan bu serüven, genç kuşaklara da ilham veriyor. Yeni Doğan Umutlar ile başlayan bu yolculuğun, daha nice yeni eserlerle büyüyerek devam etmesi dileğiyle…

Bu röportajın hazırlanmasında büyük emek ve destekleri olan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Başkanı Sayın Dr. Muzaffer Yurttaş’a da şükranlarımızı sunuyoruz…

Yazar