Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ALİ CAN

MODERN ÇAĞIN HASTALIĞI ÜZERİNE

    Dünya dönüp duruyor lakin eski hızında değil daha hızlı. Aslında hızlanan dünya değil insan azizim, biz kendi yanılgımızı dünyanın üstüne atıyoruz. Durup dinlenmek varıp oturmaklar kalmadı artık. Şu Ramazan ayında bile durmak istemiyoruz. Oysaki Ramazan-ı Şerif bir arınma ayıdır. Neyse bu mesele nereye varıyor derseniz, biliyorsunuz modern dönemde alışveriş sonunda bir fatura çıkıyor. Hayatın da bunun gibi faturası var. Modern çağın faturası ise psikolojinin bozulması olarak açıklanabilir.

    Koşturmacanın arasında psikolojisi bozulan insan soluğu tedavide arıyor. Psikoloji; bir göz, kulak, burun değil ki şıp diye bozulsun şıp diye düzelsin. Efendim, seanslar, terapiler, haplar, alternatif yönelimler pek fayda olmuşa benzemiyor. Olsaydı gün geçtikçe psikolojisi bozulanların sayısı artmazdı.

    İşte insan burada hayatın diğer yönünü kaçırıyor. Yani mana yönünü… Dünya hayatı mana ve madde olarak iki boyutuyla ilerliyor. Modern insan madde arayışıyla ömrünü tüketirken kalbini çoraklaştırıyor. Yani mana hayatından çekilip gidiyor.

   Her şeyin bir reçetesi olduğu gibi bunun da tabi ki bir reçetesi var. O zaman sözü Doktor Mustafa Merter’e bırakalım. “Psikolojinin çok önemli eksikliklerinden bir tanesi hayır hasenat yapmamaktır. Sahip olduklarından canın acıyacak kadar ver. Başkasını yeri geldiğinde kendine tercih et. Bu durum insanın psikolojisine iyi gelir. Modern Batılı bunu mazoşistlik olarak kavrar, lakin öyle değil. Afrika’da kuyu kazarken toz toprak yutan insan suyu bulunca yeniden doğmuş gibi oluyor. İnsan böylece rahatlar.” Yukarıdaki satırları hayatında şiar edinmiş onca insandan anlatılar dinledim, bu gerçekten böyle.

   Şu mübarek ayda söylenenler daha da kıymete biniyor. Çünkü paylaşmak için çok mübarek bir zaman dilimi içindeyiz. Ver kardeşim; bir tas sıcak çorbayı eş, dost, akrabaya ver. Onu vermiyorsan bir ekmek ver. Yetmez dersen fitre ver. Bir yılın arınması zekatını ver. Hayır kurumlarına bağış yap. Yolda kalmışa hiçbir şey veremiyorsan selam ver. Bak gör nasıl da mutlu olacaksın. Bir dua, bir tebessüm sana iyi gelecek. Paylaşma halinin verdiği rahatlama ile ferahlayacaksın.

   Mustafa Merter Hoca, insan boşluğa düşmesin istiyor. Velev ki düştü, o zaman da çekip çıkarmak istiyor. Onu Hekatonla Son Tango kitabıyla tanımıştım. İyi ki tanımışım.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER