İyi niyet; bir kişi ya da kurumun düşünce, eylem, söz veya davranışlarında zarar verme amacı gütmeden, samimi, dürüst, karşılık beklemeden, yardımsever bir yaklaşım içinde olma halidir. Aynı zamanda, temiz kalplilik, dürüstlük ve güvenle hareket etme isteğidir.
İyilik, bilinçle, samimiyetle, değer bilgisiyle ve adaletle yapıldığı zaman, birbirinden farklı bütün yolları, çatışmaları ve fikirleri bir noktada uzlaştırabilir.
İyi niyet hukukta da kullanılır; bir kişinin haklı olduğunu sanarak iyi niyetle yaptığı ama zarara uğrattığı bazı işlemler için “iyi niyetli kişi” denir ve yasalarla bu niyet sahibi korunur.
Psikolojik açıdan ise iyi niyet, bireyin diğer insanlara karşı yardımsever, zararsız ve empati kurarak bakması ve aynı karşılığı uman bir tutum içinde olmasıyla ilgilidir.
İyi niyetli olmanın en önemli katkısı, kişinin kendi iç dünyasında olumlu duygular üretmesini sağlamasıdır. Bu düşünce; stresi azaltır, öz saygıyı artırır, duygusal dayanıklılığı ve sevgi bağlarını güçlendirir. İyi niyetli kişiler, insan ilişkilerinde güven oluşturur, daha az çatışma yaşar ve daha kolay affederler. Ve sonuç olarak, bu kişilerin sosyal bağları daha güçlü olur ve bu kişiler daha güven verici, saygı ve sevgi içinde ilişkiler kurabilirler.
Dinlerde de iyi niyet; dürüstlük, bağışlayıcılık, adalet ve sevgiyle birlikte anılır. Hatta dinlerin ana öğretisi, iyi insan olmak üzerinedir. İyi insan olmanın ya da olmamanın ödül ve cezalarla verilen karşılıkları anlatılır.
İyi niyet hem psikolojik hem de dini bakış açısında, insanın ruhsal olgunluğunu gösteren bir erdemdir. Ancak niyetin yanı sıra eylemler, niyeti destekleyen davranışlarla tamamlanmalıdır. İnsanlar hata yapabilir; yanlış anlayabilir, eksik davranabilirler. Ama iyi niyet varsa, o hatanın altında zarar verme isteği değil, bir şeyleri düzeltme arzusu yatar. Bu da ilişkileri iyileştirir ve bağları güçlendirir.
Ancak iyi niyetin sınırları ve koşulları önemlidir. Sürekli iyi niyet gösterip hayır diyememek, kişinin sömürülmesine veya kendini ihmal etmesine yol açabilir. Böyle durumlarda sağlıklı sınırlar koymak gerekir.
Ayrıca iyi niyet, yalnız başına her zaman yeterli değildir. Çünkü bazen iyi niyetle yapılan bir davranış, düşünülmeden, empati kurulmadan, bilinçsiz ve bencil duygularla yapıldığında istemeden zarar verebilir. Bu yüzden iyi niyetin yanında bilinç, değer bilgisi, adalet duygusu, sorumluluk ve iletişim de gerekir.
“Dünyadaki kötülük hemen hemen hep, bilmemekten gelir; iyiyi isteme de aydınlanmamışsa, kötüyü isteme kadar zarar verebilir. ‘ der A. Camus.
Ve, Karl Marx “Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.” der. Eric Hoffer bu sözü şöyle açıklar; “Dünyadaki bütün kötülükler, birilerinin başkalarının iyiliği için hareket etme hakkını kendinde görmesiyle başlar.” der.
Bu sözler; sadece iyi niyetli olmanın yeterli olmadığını, eylemlerin nasıl yapıldığının ve sonuçlarının da önemli olduğunu anlatır. Aynı zamanda, insan davranışlarının özünü her açıdan sorgulayan derin bir uyarıdır. Çünkü bazen, en büyük zararı kötülükle değil, düşüncesizce yapılan iyiliklerle veririz.
İyi niyet, tek başına doğru eylem için yeterli değildir, çünkü niyetin doğruluğu sonucun etkisiyle anlamlandırılır. Yanlış kişiye, yanlış zamanda, yanlış yöntemle yapılan “yardım” bazen kişiyi zayıflatır, bağımlı hale getirir ve özgüvenini kırar. Böyle biri hem kendine hem de topluma karşı yetersiz hale gelir.
Yani; “İyi bir şey yapmak istemek” başka, “Onu doğru şekilde yapmak” çok daha başkadır.
Bir ebeveyn, çocuğu üzülmesin diye ona her şeyi hazır ederse; iyi niyetlidir ama çocuğunu hayatla baş edemez bir bireye dönüştürebilir. Çocuğunu korumak isterken, onun deneyim ve beceri kazanmasına engel olur, özgüvenini zedelerse, burada da iyi niyet vardır ama sonuç olumsuzdur.
Bir de iyi niyet kılıfına saklanarak yapılan kötülükleri görmede yetersiz kalınan iyi niyetle yaklaşım boyutu vardır. Kişi, iyi niyetli duyguları sömürülerek, yapılan kötülüğün saklandığı kılıfların içindeki kötülüğü göremez. Bu kılıf bazen açlık yaşanan duyguların, bazen bir ideolojinin, bazen de dini öğretilerin masumiyeti içinde verilir insanlara.
Buradaki gerçek niyeti görme becerisi kazanmak için değer bilgisiyle bakma, teknik açıdan konuyu yorumlayacak bilgiye ulaşma ve sorgulama becerisini kazanma yetkinliğinde olmak gerekir. Yoksa, iyi niyet taşlarının döşediği bu bilinçsiz yollar bir cehennem kapısına çıkabilir.
İyiliğin kendisi kadar nasıl yapıldığı ve ne amaçla yapıldığı da önemlidir. Bu durum, toplumsal ilişkilerde de böyledir. Sadece istemek değil, değer bilgisiyle ve bilinçle düşünmek; sadece yardım etmek ya da almak değil, yardımın sonucunu ve niyetini anlamak gerekir.
Gerçek iyilik empatiyle, değer bilgisiyle, adaletle, bilinçle ve sorumlulukla yapılır. Sadece niyet değil, bilinç, adalet, sorumluluk ve öngörü de gerekir. İyi niyetin akılla, empatiyle, değer bilgisi ve doğru yöntemlerle desteklenmesi gerekir. Sadece tek başına iyi olmak, doğru olmak değildir. Doğru olan, iyi niyeti bilgelikle buluşturabilmektir.



YORUMLAR