Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ALİ CAN

İSMET ÖZEL PENCERESİNDEN KİMLİĞİMİZ 

  Türk düşünce dünyası çok farklı simalarla doludur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana H. Nihal Atsız gibi sözünü çelikten söyleyen simalar, Nureddin Topçu gibi düşünceyi dava edinmiş adamlar, Sabahattin Ali gibi sözün kurşununa değil de kim vurduya gidenler, N. Hikmet Ran gibi sürgünde yaşayanlar, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi itibarı sonradan kazananlar… 

  Liste uzar gider. Bu satırlara konu olacak isim İsmet Özel’dir. İsmet özel şiire ruh veren haliyle son dönemin en büyük şairlerinden birisidir. Onun düşünce dünyasında yörüngeden yörüngeye geçmesi bile bu kıymetini azaltmamıştır. 

Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak

Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Her gün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.

Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım
Ölüm ve acılar çatsaydı beni
Düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
Sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
Diri-gergin kasları konuşsaydım
“Kardeşler! ” deseydim “Kardeşlerim! ”
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor…”
Yazık, şairler kadar cesur değilim
Çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
Gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor…

   Satırların devamı da var. Hepsini yazıp uzatmak istemedim. İsmet Özel şiirleri derinlik manasında okuyucusuna her daim düşündürmüştür. Benim asıl dile getirmek istediğim şey yakındönemde gördüğüm bir fotoğraf ve onun içerdiği satırlar. İsmet Özel’in giydiği penyenin üzerinde şöyle yazıyor: “Amerikalı Değilim Hiç Olmayacağım.”

   Bu satırları son dönemde Amerikan devletinin dünyadaki agresif tutumu ve onun emperyalist düşünce dünyasına bir itiraz olarak kabul edebiliriz. Bireysel olarak net bir duruştur bu. Tabi ki bu satırlar yapacaklarımızla desteklenmelidir. Yoksa bir anlamı kalmıyor.

  Yukarıdaki söz karşısında şöyle bir düşündüm acaba hangi konumdayız. Bana göre üç grup insan duruşu var. İlkinden başlayabiliriz. Amerikan rüyasına kapılan ve onun ortaya koyduğu idealleri benimseyen tip. 

  Bu tip için Amerika bir rüyadır. Onun çizdiği ufuk yolunda başka gerçekliklerin bir anlamı yoktur. Amerikalı gibi düşünür. Hollywood sever. Amerikan içecekleri, markaları, ışıltısıkutsaldır. Ooo my good. Beatiful Amerika, interesting dünya ruh haliyle gezer. Bun tipe yapacak pek bir şeyimiz kalmamıştır. 

  Amerikan meselesine ciddi yaklaşan ikinci tip olayın önemini kavramıştır. Amerikalı duruşunu sevmez. Emperyalist anlayıştan nefret eder. Amerikan fast food ürünü, yaşam biçimi vs. ona çok uzaktır. Yaklaşsa bile zaten ona sınır koymuştur. İsmet Özel bu kategoridedir. Bu tip için sadece tebrik etmek gerekir.

  Gelelim üçüncü tipe. Bu tip ise ne yardan geçerim ne de serden geçerim, Amerikan karşıtıyım ama onsuz da olmuyor be abi havasındadır. Yani kötü bir durum olduğunda direkt tepki gösterir. Hatta iyiden iyiye kızar fakat tüketim konusunda seçeneklerden bir seçenek Amerikan ise “napalım abi olmuyor ya bunsuz.” diye mırıldanır. Hollywood filmine biraz ürkek bakar ama içten içe hoşuna gider. Kot, mont çeker üstüne dedesinin takkesi ona artık moda dışı gelir. İçi sıkılır dedesini öyle görünce ama dedesini de sever. Trump kötüdür ama Amerika rüyası pek de kötü değildir. Kafası iyiden iyiye karışıktır. Gündelik bir siyasi mesele yüzünden bir anda antiamerikancı olur. Parlar köpürür, çıldırır. Lakin o gün akşam bir kola bir cipse fit olur. Amerikan ülkesinde olma rüyasında uyur ama rüyayı da açıktan kimseye anlatmaz.

  İşte tüm üzüntümüz bu benlik arayışındaki arafta kalankişileredir. “Eyy Müslüman Türk evladı nereye gidiyorsun ne yapmaktasın!” diye haykırasım geliyor. Lakin fayda eder mi bilmem. Bunu İsmet Özel zaten yapmış. Duymak isteyene, anlamak isteyene…

  İsmet Özel bu çağın içinde hala emperyalizme meydan okumakta. Kimlik arayışında bu topraklara ait olduğunu dile getirmekte acaba kaçımız kimlik arayışında kendimizi bu topraklara ait hissediyoruz, emperyalizme itiraz cesareti gösteriyoruz? Bunu da uzun uzun sorgulamak lazım. 

   Son söz niyetine, İsmet Özel veya başka bir mütefekkir için şunu diyebiliriz. Ya bu adamlarında hataları var. Evet var bunu biliyoruz. Şunu da biliyoruz. Özünde kötüye ve belaya meydan okumayı da biliyorlar. Var olsunlar.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER