Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ALİ CAN

AŞIRILIKLAR ÇAĞI

Son yıllarda neredeyse her yeni güne bir sarsıcı haberle uyanıyoruz. Her sabah kalktığımızda acaba bugün yine ne oldu veya olacak sorusu hemen kapımızı çalıyor. Bu artık şaşılası değil, olağan bir durum oldu. Bu hafta sonu da Venezuela’da Maduro’nun Abd tarafından derdest edilişini izledik. Soğuk cumartesi sabahında küçük bir iş için yola koyuldum. Hava epey kasvetliydi. Yağmur havası iyiden iyiye etrafı sarmıştı. En iyisi radyoyu açmak diye düşündüm. Bir iki kanal gezindikten sonra TRT Haber’de durdum. Sunucu kısa süre sonra heyecanla Karakas’ta patlama seslerinin duyulduğunu belirten bir son dakika haberi geçti. Önce belirsiz bir anlatım vardı. Kısa süre sonra gerçek ortaya çıktı. Abd – o coğrafyanın saatine göre- gece yarısı iki gibi operasyon yapmıştı. Sonuç olarak Maduro ve eşi derdest edilip Abd’ye götürüldü. Abd ise şimdilik Venzuela’da istediğini aldı.Aslında bu süreç çok uzun zamandır masadaydı. Dünyanın en değerli petrol ve altın yataklarından birine sahip olan Venezuela yıllarıdır Abd’nin radarındaydı.  Trump’a göre vakti saati geldi. Rusya ve Çin koruması altında buraya kadarmış.

Abd, Trump sonrası çok agresif bir dış politika izliyor. Bunu birçok gelişmede görüyoruz. İran, Gazze, Ukrayna, Venezuela…

Şimdi gelelim meselenin bundan sonrasına. Bazen soruyorlar. “Efendi Beyciğim, bu gelişmelerin sonu nereye varacak? Dünyanın hali ne olacak?”

Net bir şey diyebilirim ki dünya artık aşırılıklar çağına girdi. Uluslararası hukukmuş, kerli ferli adamlarmış, ışıltılı kuruluşlarmış, özgürlükmüş, insan hakkıymış… Bunların hepsi sadece hegemon devletlerin dünya toplumlarının ağzına verdiği sakız. Çiğne babam çiğne. İstediğin kadar çiğne.

Eğer bir kural kaide varsa Abd niye uymuyor? Böyle bir sorunun cevabı direkt kuralı koyan o olduğu için uymuyordur. O zaman Trump gibi karakterlerin iktidar olduğu dünyada ne olur. Kendisi Hristiyan Siyonizmi’nin temsilcisi zaten. Tanrının seçilmiş ismi olduğunu düşündüğü için her şey mübah. Tek kutsal kendileri için var olan öğretiler. Bu sebeple dünyanın geri kalanının onların gözünde bir değeri yok. Bu arada kendini çok değerli sayan bireyler veya toplumlar için üzgünüm, fena halde yanılıyorsunuz.

O zaman bu yanılgı neler görebilir onu da dile getireyim. Öyle veya böyle bir devlet başkanı kendi ülkesinden alıp götürülüyor. Bir nevi esir edilme diyebiliriz buna. İlerleyen zamanda dünya her ülke için daha tehlikeli ve güvensiz bir yer olacaktır. Ayrıca Abd’nin düşmanlaştırma hedefi bitmez. Yakın dönemde İran, bazı Afrika ülkeleri ve Gazze için yeni kötü gelişmeler görebiliriz. İsrail’in Ortadoğu planları bitmemiştir. Oraya da açık şekilde Abd destek verecektir. Abd, orta vadede Çin ile karşı karşıya gelecektir. Gidişat orayı göstermektedir. Yükselen Çin hiçbir şekilde Abd’nin işine gelmiyor. Rusya, Abd ile eğer iyi bir pazarlık yaptıysa Doğu Avrupa için yeni hamleler yapabilir. Çin ise Tayvan için zaman kolluyor.

Yeni dünya düzeninin ayak seslerinin duyulduğu küreselcilerin hedeflerini açık ettiği bir dönemde bu askeri olayların nereye gideceği malumdur. Transhümanizm çağının kapılarını aralayan küreselciler savaşları maskeleyerek kendi hedefine yürüyecektir. Bu sebeple dünyayı olabildiğince çürütmeye çalışıyorlar. Yüksek illüzyonla insanlığın gözünü para, itibar, şöhret, gösteriş, kutsal birey süsü ile donatıp dünyayı oldu bittiye getirmeye çalışacaklardır. Maddenin anlam kazandığı mananın ise önemini yitirdiği çağda bu yaşananları hafife almak veya garipsemek yerine şapkayı önümüze koyup düşünmek gerekir. Yoksa yarın çok geç olacak.

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER