Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
HAKAN MOKAN

KARNE, HORUS, HERKÜL, İSA DOĞUM BENZERLİKLERİ VE FARKLILIKLARI


Alanya Müzesini kızlarım ve eşim ile beraber gezerken, Herkül’ün 12 görevinin anlatıldığı harika çizgi filmi ve mozaik kalıntıları inceliyorduk. İncelemeleri bittikten sonra yanıma gelerek, antik dönemlerini o büyük kahramanının heykelini göstererek sordular; “Bu Türkiye’de Ereğli ismiyle anılan şehirlerin koruyucu Tanrı’sı Herkül’ün heykeli mi Baba?”.
“Evet, Türkiye’de nerede sonunda Ereğli yazan bir ilçe yada bölge görürsen, bil ki o yerleşke, Herkül’ü Koruyucu Tanrı olarak seçmiştir ve geçmişte Herkül’ün orayı ziyaret ettiğine inanılır kızım”.
Cevabımın bitmesini beklemeden, coğrafyamıza mal olan bu antik Kahraman-Tanrı figürünün anne babasının kim olduğunu söylediler; “Babası Zeus ve annesi de Thebai Kraliçesi Alkmene değil mi?”
Onlara Herkül’ü, Marmara Ereğlisini (MÖ 600-MS 300 yılları arasında Perinthos, MS 300’den Sonra Heraklai) gezimizde uzun uzun anlatmıştım ve hala hatırlamalarına çok sevindim.
Aklımdan tam bunlar geçerken, büyük kızım düşüncelerimi toparlamamı sağladı; “Hz. İsa’nın durumunun tersi olmasına rağmen Herkül, İsa ve daha başkaları birbirine çok benziyor”…
Gülümseyerek sordum; “Yaptığın bu çıkarımları hangi argümanlarla destekleyeceksin? Öylesine çıkarımda bulunmak yok”.
Onlarla okul yolculuklarında yaptığımız sohbetlerin hepsini hatırladıklarını görmek bana büyük keyif vermişti, argümanlarını dinlediğimde.
“İsa’nın da Babası Tanrı ve annesi ölümlü bir insan. Tabi ki inanca göre Hz. Meryem’in bakire olarak tasavvur ediliyor ancak günümüzde çok fazla konuşulmasa bile bakire bir Tanrıça olarak bir erkek çocuk getiren bir Tanrıça var. Mesela Tanrıça İsis. Oğlu Horus’u dünya’ya bakire olarak getirmemiş miydi? Keza kendisini sürekli olarak aldatan Zeus’a kızan Hera da oğlu Hephaistos’u kendi gücüyle doğurmuştur ancak bu İsa ve Horus’tan farklıdır”.
“Güzel ama aralarında birebir benzerlik yok. Farklılıkar neler?”
“Horus’un annesi İsis ölümsüz bir Tanrıça’dır. İsa’nın annesi ölümlü bir insandı aynı Herakles gibi. Ancak İsis tapınımı Roma’da çok yaygındı. Özellikle Nero’nun ölümünden sonraki iç savaşı bastıran Vespasian, oğlu Titus, senin sürekli haksızlığa uğradığını söylediğin Commodus ve tabi ki Caracalla da İsis’e tapıyor ve onu Tanrılar katında en üst seviyeye çıkarıyorlardı. Bu nedenle İsis, Roma topraklarında mürit toplayan İsa inananlarına etki etmiş olabilir” dedi büyük kızım…
Artık onlara Herkül’ün ve diğer babası Tanrı olan yarı insan-yarı Tanrı kahramanların bilinen en eski öyküsünü ve geldiği bölgeyi söylemenin zamanı gelmişti 🙂
“Biliyor musunuz, ölümlü bir bakire ile bir Tanrı’nın birleşmesi ile gerçekleşen doğum süreciyle ilgili en eski anlatım, bizim coğrafyamıza uzak bir bölgeden, Hindistan’daki, gezginler ve tacirler sayesinde bu topraklara gelmiştir. Yunan Mitoloji hikayelerinden yaklaşık 400 yıl önce (MÖ 700) kaleme alınan Mahabharata’da yani Hindistan’ın kurucu ataları olan Pandava’ların anlatıldığı metinlerde, yarı Tanrı Karna’nın doğumu aynı Herkül’ün doğumu gibi olmuştur. Kunti, ölümlü bir prensestir. Bekaret yemini ederek, hiç evlenmeyeceğini, kendisini Güneş Tanrısı Surya’nın hizmetine adayacağını söylemiştir. Tapınak rahibinden öğrendiği mantrayı (dua), tekrarlayarak sürekli inandığı Tanrısını anıyormuş. Kendisine son derece bağlı olan bu kadın müridine kendisinden bir hediye olarak bu mantrayı söylediği sırada, Surya kendi ruhundan üfleyerek, Kunti’nin bir erkek çocuk sahibi olmasını sağlamış. Ve Kunti, Güneş Tanrısı Surya’dan, bir çocuk doğurmuş ve adını da Karna koymuş. Karna, aynı Herkül gibi harika maceralar yaşamış. Tabi ki bu maceraları, aynı Herkül gibi diğer Tanrıların kendisine yönelik lanetlerden kurtulması ile ilgilidir”.
“Karna, Horus, Herkül, İsa hepsi bakire bir anne’den, Tanrısal dokunuş ile doğan Tanrılar ve hepsinin hikayesi birbirine çok benziyor Baba. Günümüzde neden böye masallar anlatılmıyor?” diye sorduğunda cevabım, yanımızda duran diğer turistlerin hoşuna gitmişti;
“Geçmişte anlatılanlar günümüze de yetiyor güzel kızım. İnan yenilerine hiç gerek yok…”

Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER