Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Hayata Umutla Bakmak: Nilgün Hökenek Ürkmez ile Yazarlık ve Edebiyat Üzerine”

Edebiyat, kimi zaman bir sığınak, kimi zaman da insanın kendi

Edebiyat, kimi zaman bir sığınak, kimi zaman da insanın kendi iç dünyasına açılan kapıdır. Eğitimci yazar Nilgün Hökenek Ürkmez de kalemiyle bu kapıdan geçen isimlerden biri. “Anneliğin Öteki Yüzü”, “Bir Bulut Hikayesi” ve “Ben Kimim” kitaplarıyla edebiyat dünyasında kendine özgü bir yol açan Ürkmez, aynı zamanda gençlerle yürüttüğü kültürel ve sosyal projelerle de dikkat çekiyor. Onunla yazarlık serüvenini, edebiyata bakışını ve geleceğe dair hayallerini konuştuk.


Mustafa Ali Öztürk: Öncelikle bizimle söyleşiyi kabul ettiğiniz ve bu projeye vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ediyoruz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Nilgün Hökenek Ürkmez: 1978 İzmir doğumlu iki erkek annesi Eğitimci Yazarım. BT Akademi Etüt Merkezi Kurucusuyum. Sosyoloji alanında Yüksek Lisans yapıyorum. Anneliğin Öteki Yüzü, Bir Bulut Hikayesi ve Ben Kimim kitaplarının yazarıyım.

Mustafa Ali Öztürk: Yazmaya ve edebiyata olan ilginizin nasıl başladığını anlatır mısınız? Size edebiyatı sevdiren nedir veya kimdir? Yazarlık/şairlik serüveniniz nasıl başladı?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Herkesin hayatında dönüm noktası olan bir zaman dilimi olmuştur. Benimde öyle bir dönemimde kimseye anlatamadıklarımı yazarken kendimi bularak yazarlık serüvenim başladı. Kitapları okurken başka dünyalara yolculuğa çıkarken benim dünyama da baska yüreklerin yolculuk yapması beni çok heyecanlandırmıştı, yazarlığa da bu heyecanla başladım.

Mustafa Ali Öztürk: Yazarlık hayatınızda yaşadığınız zorluklar engeller oldu mu? Yazılarınızı kitaplaştırmak zor oldu mu?
Nilgün Hökenek Ürkmez: En büyük zorluğu kitapların basım aşamasında yaşadım. Yayınevlerinin talep ettiği yüksek maliyetler, yazara hiçbir destek sağlamamaları, güven vermemeleri kitabın yolculuğunda en zorlayan kısım olmuştu. Bir diğer zorluk ise ilk kitabım kendi hayat hikayem olduğu için, aynı duyguları tekrar yaşamak günlerce ağlamaktan kalemi elime alamamak beni çok zorlamıştı, aynı korkuları tekrar yaşayıp, aynı kabusları görmüştüm.

Mustafa Ali Öztürk: Mutlaka etkilendiğiniz yazar veya şairler vardır. Hangi yazarlar veya şairler sizi en çok etkiledi?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Muzaffer İzgü kitaplarını ve yazarlarını çok severdim. Mizahi yazılar ve klasikler hep ilgimi çekmiştir.

Mustafa Ali Öztürk: Yayınlanmış eserlerin isimlerini ve kısaca içeriğini anlatır mısınız? Şimdiye kadar yayımladığınız eserlerden hangisi sizin için en özel yere sahiptir? Neden?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Anneliğin Öteki Yüzü, Otobiyografi tarzında yazılmış, genç kızlığa atılan adımdan annelik serüvenine ve anneliğin bilinmeyenlerine yolculuk hikayesini anlatıyor.
Bir Bulut Hikayesi Değerler Eğitimi olarak hazırlanmış çocuk hikaye kitabı, kekeme bir çocuğun ağzından yaşadığı zorlukları anlatarak kazandığı başarıyı hikaye ediyor.
Ben Kimim, Kişisel Gelişim tarzında yazılan, ergenlik sorunlarını ele aldığım kitapta, anne karnından itibaren ergenliğe kadar geçen süreçte aldığı mesajları çocuğun ergenlikte Z raporu gibi ortaya dökmesini anlatıyor.

Mustafa Ali Öztürk: Bir eseri kaleme alırken ilhamınızı genellikle nereden alıyorsunuz? Yazarken veya şiir yazarken özel bir ritüeliniz var mı?
Nilgün Hökenek Ürkmez: İlhamımı genellikle gözlemlerimden ve hayatımdan yolu geçen herkesten alıyorum. Hayatım boyunca az konuşan ama çok gözlemleyen biri oldum ve bunları yazarak yorumladım.

Mustafa Ali Öztürk: Eserlerinizde sıkça işlediğiniz temalar veya konular nelerdir?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Aile değerleri ve anne-baba çocuk iletişimi konularını ele alıyorum.

Mustafa Ali Öztürk: Toplumsal ve sosyal projelerde yer aldınız mı? Daha önce yer aldığınız edebi veya kültürel projelerden bahseder misiniz?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Eğitim Komisyonu Başkanı olarak öğrenciler ile edebiyat çalışmalarında bulunuyorum.

Mustafa Ali Öztürk: Katıldığınız etkinlikler arasında sizi en çok etkileyen ya da unutamadığınız bir anı var mı? Aldığınız bir ödül veya plaket varsa bunların sizin üzerinizdeki etkisi nedir?
Nilgün Hökenek Ürkmez: En etkilendiğim proje 3 yıldır yürüttüğüm Kardelen Çocuk Edebiyatı Yaz Mektebi öğrencilerinin plaket töreni olmuştu. O gecede öğrencilerimizin ve ailelerinin yaşadığı gururu izlemek beni çok duygulandırmıştı, gözyaşları içinde yaptığımız çalışmaların slaydını izlemiştim.

Mustafa Ali Öztürk: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile tanışmanız nasıl oldu? Dernek hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu dernek çatısı altında bir projeye başkanlık etmeniz istense hangi proje olurdu? Derneğimizin edebiyat dünyasına ve Manisa’ya nasıl bir değer kattığını düşünüyorsunuz?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Dernek Başkanımız Dr. Muzaffer Yurttaş kitap fuarında standıma uğrayarak kitaplarımı incelemiş ve beni derneğe davet etmişti, o günden sonra dernekte yer alarak şu an Eğitim Komisyonu Başkanlığını yürütüyorum. Derneğimiz Manisa’da her yaş grubu ve alanda yer alarak Manisa’nın tanıtımında ve edebiyata olan ilginin artmasında geniş katkı sağlıyor.

Mustafa Ali Öztürk: Önümüzdeki dönemde üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya kitap var mı? Edebi anlamda gelecekteki hedefleriniz nelerdir?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Kardelen Çocuk Edebiyatı öğrencileri ile Su Gönüllüleri çalışmasına katılarak, okullarda suyun kullanımı ve önemi ile ilgili tanıtım çalışmalarında yer almaya hazırlanıyoruz.

Mustafa Ali Öztürk: Yerel veya ulusal ölçekte nasıl bir edebiyat ortamı hayal ediyorsunuz? Mesela Manisalı Yazarlar Buluşması fikri sizce nasıl olmalı?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Manisalı yazarlara ait bir platform kurularak burada tüm yazarlar bir araya getirilebilir. Her yazar çalışmalarını burada paylaşarak bu çalışmalar tüm üyeler tarafından paylaşım yapılarak tüm ülkeye yayılabilir.

Mustafa Ali Öztürk: Sizce edebiyatın toplum üzerindeki etkisi nedir? Günümüzde edebiyatın ve şair/yazarların toplumsal rolü nasıl olmalı?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Edebiyat zamanımızın yaşam şartlarının getirdiği olumsuz duyguların yerine hayatın içinde var olan tüm duyguların insanlığa yerleşmesinde en etkili alandır. Edebiyatçılar toplum ile iç içe olarak birlikte rol almalıdır.

Mustafa Ali Öztürk: Gençlerin edebiyata ilgisini artırmak için neler yapılabilir? Mesela dijital edebiyat olur mu? Dijital dünyada edebiyat nasıl yapılabilir?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Gençler her alanda rahatça var olabiliyorlar ve uyum sağlayabiliyorlar. Yeni nesil hıza çok alışık ve dijitali çok rahat kullanıyorlar bu yüzden bir platform üreterek burada kendilerini gösterebilecekleri çalışmalara onları ödüller ile teşvik edebiliriz.

Mustafa Ali Öztürk: Genç yazar ve şair adaylarına ne tavsiye edersiniz? Okurlarınıza ve dernek üyelerimize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Nilgün Hökenek Ürkmez: Okumaktan ve yazmaktan asla vazgeçmeyin, yazarlığını temelleri okuyarak atılır. Son olarak söyleyeceklerim hayata umutla bakın, unutmayın hayata nasıl gidersen hayatta sana öyle gelir.

Edebiyatın birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini hatırlatan bu samimi söyleşi, Nilgün Hökenek Ürkmez’in kalemiyle açtığı dünyalara kısa bir yolculuk oldu. Kendisinin yazarlık yolunda attığı adımlar, gençlere ve edebiyatseverlere ilham vermeye devam edecek. Sayın Ürkmez verdiğiniz samimi ve içten cevaplar için teşekkür ediyoruz. Yazarlık hayatınızda başarılar diliyoruz. Okurlarınız bol olsun derken bu röportajın hazırlanmasında büyük emek ve destekleri olan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Başkanı Sayın Dr. Muzaffer Yurttaş’a da şükranlarımızı sunuyoruz…

Yazar