SON DAKİKA

Tercüman
reklam

Yüzyılın Buluşu: Doğayı Poşetle Korumak!

Yüzyılın Buluşu: Doğayı Poşetle Korumak!
Bu haber 16 Aralık 2018 - 13:04 'de eklendi ve 460 views kez görüntülendi.

Sevgili dostlar bu konuda uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Kısmet bugüne imiş. Aslında marketlerde poşeti 25 kuruştan satma fikri uzun zamandan beri konuşuluyordu. Dedikodu şeklinde süregelen bu konu nihayet meclisten geçti ve yasalaştı. Zira 1 Ocak’tan itibaren artık marketten aldığımız her poşete 25 kuruş para ödeyeceğiz.

Maksat “doğayı korumak” olabilir buna lafımız yok. Lakin biz para ile terbiye edilen, para ile hiza verilen bir millet miyiz? Önlemlerin yolu neden halkın cebinden geçiyor? Üzülerek belirtiyorum daha ucuz olduğu için evine özellikle bayat ekmek alan insanlar varken bir de bu insanlar poşet parası mı verecek? 1 kilosu 20 tl olan poşetin tanesine 25 kuruş vererek market sahiplerini zengin ederek mi kurtuluyor doğa?

Gediz simsiyah zehir akıyor bunda sıkıntı yok ama marketteki poşette sıkıntı var. Halen devam etmekle birlikte yıllardır Gediz Nehrinden tarımsal sulama yapıyoruz. Bundan 15 sene evvel sulak karpuz yetiştirebilirken şu an sudaki asit yüzünden ürün çeşitliliğimiz aşırı derecede kısıtlandı. Ne zamanki Uşak Organize Sanayisi şu anki yerine kuruldu o gün bu gün bırak tarımsal ürün çeşitliliğini doğru düzgün balık bile olmuyor Gediz’de.

O suyla sulanan ürünler ya direk ya da hayvanlara yedirilip dolaylı yönden (et veya sütle) soframıza geliyor. Yani insanların bünyelerine geçen ve hastaneleri tıklım tıklım dolduran bir süreç bu. Yetiştirdiğimiz ürünleri poşete ücret vermeden alırsa millet problem var ama 25 kuruş verirse poşet başına problem yok öyle mi?

Efendiler doğayı koruyacaksanız halktan ya da fakirlerden değil bilakis zenginlerden koruyun. Milletin arıtma kurmamak ve bu şekilde daha fazla kazanmak için zehrini nehirlere salan fabrikaları yok. “Parayı seven insanı sevmez.” derdi rahmetli babam. Ne kadar haklı imiş. İşte doğayı kıblesi para olan bu zümreden koruyun bizden değil.

Efendiler size bir atasözünü hatırlatmak istiyorum: “ Samimi ol canımı ye.” Gelin tüm Türkiye’de büyük bir geri dönüşüm başlatın ve ilk adım okullarda olsun. Okullarda çöpe atılan kağıdın, plastiğin haddi hesabı yok. Sadece okullarda dört dörtlük uygulayabilsek geri dönüşümü ve bu şekilde dönüşümden kazanılan paralar okulların bütçesine verilse hem doğa hem de okul yönetimleri rahatlar. Basit bir örnekle çöpe tek kağıdın gitmemesi demek ithal edilen kağıdın daha az ithal edilmesi demek. Yani attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değecek demek. Böyle ulusal çapta projeler yapın, en çok geri dönüşüm yapan okullara ödüller verin, öğrencilere ücretsiz olarak ülkemizin dört bir yanına geziler düzenleyin onlar da görsünler korudukları doğanın eşiz güzelliklerini. Bütün bunları yapın ki samimiyetinize inanalım.

İnsana bakınca ne vergisi koysak hangi bahaneyle koysak diye fırsat kollayan efendiler bu işten vazgeçin. Bu millet para tehdidiyle ayar verilecek küçük bir millet değil. Kolları budandı diye kökümüz kurumuş değildir. Yapraklarımız döküldü diye bahar gelmeyecek mi zannedersiniz? Verdiğiniz kararların odağına parayı değil adaleti koyun.

Son sözüm:

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN!

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA